Bayram Namazı Nasıl Kılınır?

Hutbe dışında cumanın şartlarını barındıran her müslüman erkek üzerine bayram namazları da vâciptir. Bayram namazlarında hutbe okumak ise sünnettir.

Ramazan bayramında tek sayıda hurma veya tatlı bir şey yemek,

Her iki bayramda gusül yapmak, güzel koku sürünmek, misvak kullanmak, en güzel elbiseleri giymek, namazgâha çıkmadan önce fıtır sadakası ve gücü nispetinde sadaka vermek müstehaptır.

Namazgâha yürüyerek ve içinden tekbir getirerek gider. Bayram namazının başlamasıyla birlikte tekbiri keser. Dönüşte başka bir yoldan döner.

Mescidde mutlak olarak (bayram namazından önce veya sonra) nâfile namaz kılmak mekruhtur. Evde ise bayram namazından önce nâfile kılmak mekruhtur.

Bayram namazının vakti güneşin bir mızrak boyu yükselmesinden itibaren başlar, zeval vaktine kadar devam eder. Eğer bir özür ortaya çıkarsa ertesi güne tehir edilir.

Bayram Namazının Kılınışı

Bayram namazını kılmaya niyet edilir. Muktedî olan kişi imama uymaya da niyet eder. Sonra hem imam hem de cemaat “Sübhâneke” duasını okur. Sonra üç defa ziyade tekbirler alınır. Her bir tekbirde eller kaldırılır. Sonra gizli olarak “eûzü besmele” çeker. Fâtiha ve bir sûre okur. A‘lâ sûresinin okunması menduptur. Sonra rükûa gider. İkinci rekâta kalktığında besmeleyle başlar. Ardından Fâtiha’yı okur. Sonra da Gâşiye sûresini okur. Daha sonra üç defa ziyade tekbirleri alır. Her bir tekbirde ellerini kaldırır. Böyle yapmak, ikinci rekâtta ziyade tekbirleri kıraatten önce yapmaktan daha evladır.

Sonra iki hutbe okur. Bu hutbelerde fıtır sadakasının hükümlerini öğretir.

Kurban bayramının hükümleri de ramazan bayramının hükümleri gibidir. Ancak kurban bayramında yemeği namazdan sonraya bırakır. Yolda giderken sesli olarak tekbir getirir. İmam hutbede kurban kesmenin hükümlerini ve teşrîk tekbirlerini öğretir. Kurban bayramı namazı, bir özürden dolayı üçüncü güne kadar tehir edilebilir.

Teşrîk tekbirleri İmâm-ı Âzam’a [rahimehullah] göre, arefe günü sabah namazından itibaren, kurban bayramının ilk gününün ikindi namazına kadar müstehap bir cemaatle eda edilen her farz namazdan sonra şehirde mukim olan imama ve ona tâbi olanlara vâciptir.

İmam Ebû Yusuf ile İmam Muhammed’e [rahimehullah] göre ise teşrîk tekbiri tek başına namaz kılana da, seferî olana da, köylüye de vâciptir. Arefe günü sabah namazından sonra başlayıp kurban bayramının dördüncü gününün ikindi namazına kadar devam eder. Bu görüşle amel edilmektedir.

Bayram namazını kıldıktan sonra tekbir getirmekte bir beis yoktur. Tekbir şöyle söylenir:

“Allahüekber Allahüekber. Lâ ilâhe ilallahu vallahu ekber. Allahüekber ve lillâhi’l-hamd” (Bütün hamdler/övgüler Allah’a mahsustur).

Şu zikirleri de ilave etmek müstehaptır:

“Allahüekber kebîren ve’l-hamdü lillâhi kesîren ve sübhânallâhi bükraten ve asîlâ. Lâ ilâhe illallahu vahdeh ve sadaka va‘deh ve nasara abdeh ve eazze cündeh ve hezeme’l-ahzâbe vahdeh. Lâ ilâhe illallahu ve lâ na‘büdü illâ iyyâhü muhlisîne lehü’d-dîne velev kerihe’l-kâfirûn.”

“Allah’ı çokça tekbir ederim. Allah’a çokça hamdederim. Sabah akşam Allah’ı hamd ile tesbih ederim. Allah’tan başka ilâh yoktur. Vaadini yerine getirdi. Kuluna yardım etti. Ordusunu üstün kıldı. Düşman ordularını tek olarak hezimete uğrattı. Allah’tan başka ilâh yoktur. Kâfirler hoşlanmasa da, dini has kılarak ancak O’na kulluk ederiz.

Yâ Rabbi! Efendimiz Muhammed’e, âline, ashabına ve hanımlarına ve nesline çokça salât ve selâm eyle.”

Arafat’ta vakfe yapan hacılara benzemeye çalışmak (dine dayalı) bir şey değildir.

Dini Soru Sor Cevap Al

Merak ettiğiniz dini soruları ‏‏‏‏‏‏‏‏aşağıdaki bölüme yazarak sorabilirsiniz.

© 2022 Muhammed Furkan Akdoğan