Bir Alternatif Kazanç ve Finansman Aracı “Mudarebe” Nedir?

Mudarebe akdi paranın bankalara, faize yatırılarak gayrimeşru yolla kazanç elde etmenin önüne geçtiği gibi döviz ve kıymetli maden şeklinde bekletilmesini de engeller. Paranın yatırıma gitmesini sağlayarak üretimi ve istihdamı artırır.

İnsan, yaradılışı gereği muhtaç varlıktır. Bu muhtaçlık iş bölümü ve paylaşım mecburiyetini getirir. Kimse her işi yapamaz, her işten anlayamaz. Herkesin kişiliği, fıtratı farklıdır. Yani insan aynı anda çiftçi, fırıncı, mühendis, doktor, avukat, tesisatçı, öğretmen, inşaat ustası ve finans uzmanı olamaz. Kimsenin hepsini aynı anda yapacak zamanı da yoktur. Bu nedenle ihtiyaçlar doğrultusunda herkes bu işin uzmanı ile anlaşarak bir mal veya hizmet alır, ihtiyacını giderir.

Aynı şekilde herkesin yaşadığı coğrafya; coğrafyadaki siyasi, ekonomik ve hukuki durumu; iklim şartları, eğitim şartları, tarihî ve kültürel özellikleri farklıdır. Bu farklılıklar sebebiyle herkesin ekonomik durumu da aynı değildir. Bu durum, insanları aralarında ilişki kurmaya zorlar. Mudarebe de ticarette bu nedenle ortaya çıkan faaliyetlerdendir.

Mudarebe Nedir?

İnsanlar arasındaki farklılıklar sebebiyle bazı kişiler sermaye sahibiyken bazı kişiler de bir işin nasıl yapılacağını iyi bilir. Bunlar kendi aralarında kuracakları ortaklıkla mal ve hizmet üreterek kâr edebilirler. İslâm ticaret hukukunda bu tür faaliyetler mudarebe akdine girer. Mudarebe en genel ifadeyle emek-sermaye ortaklığıdır. Gelirinin bir bölümünü harcamayıp tasarruf eden veya miras, mülk yada taşıt satışı gibi yollarla sermayesi olan kişiyle bir ticarî faaliyeti yürütmeyi bilen ehil kimsenin aralarında ortaklık kurması mudarebedir. Ortaklar bu akitle mal ve hizmet üretip satarlar. Geliri de önceden belirledikleri orana göre bölüşürler. Ortaklardan biri yalnız sermaye koyar, diğeri iş gücü ve meslek tecrübesiyle ticarî faaliyeti yürütür.

Mudarebe akdiyle sermaye sahibi tasarrufunu kâr edebileceği bir ticarî faaliyete dönüştürme imkânı bulur. Emek sahibi de yapmak istediği işi hayata geçirebilmek için ihtiyaç duyduğu sermayeyi temin eder. Bu akit her ne kadar kâr amacıyla kurulsa da içinde risk de barındırır. Kâr elde edilebileceği gibi zarar etme olasılığı da vardır. Bu durum sermayenin tek elde toplanmasının önüne geçerken zararın da tek kişinin üzerine yığılmasını engeller. Böylece mudarebe faaliyetlerinin toplumsal refahı artırıcı bir etkisi vardır.

Piyasaya Etkileri

Mudarebe akdi piyasada yatırımı, üretimi ve istihdamı artırır. Paranın bankalara, faize yatırılarak gayrimeşru yolla kazanç elde etmenin önüne geçtiği gibi döviz ve kıymetli maden şeklinde bekletilmesini engeller. Paranın yatırıma gitmesini sağlayarak üretimi ve istihdamı artırır. Üretimin artması aynı zamanda fiyat istikrarını sağlayıcı etki de oluşturur. Mudarebe akdi emek-sermaye ortaklığı olduğu için tasarruf sahibinin birikimini etkin ve verimli kullanmasına yardımcı olur. Nihayetinde mudarebe akdiyle kurulan ortaklık, ticaretin gelişmesini sağladığı için ticarî faaliyetlerin artması piyasada genişlemeye neden olur. Nitekim Rasûlullah Efendimiz “Rızkın onda dokuzu ticarettedir.” hadis-i şerifi ile ticareti teşvik etmiştir. Bahsedildiği üzere paranın mudarebe akdiyle üretime, ticarete sevk edilmesiyle atıl durmasının önüne geçilir. Riske girmeden servetini artırmak isteyenler faiz gibi yollara sapar. Meselenin fıkhî yönünden başka, paradan para kazanarak sermayesini katlamak isteyenler paranın piyasadan çekilmesine, üretimin, yatırımın ve böylece istihdamın azalmasına da neden olur. Mudarebe akdi aynı zamanda sermayesi olup diğer ticarî faaliyetleri sebebiyle yeni yatırımlara fırsat bulamayanlar için önemli bir fırsat sunar.

Yeni Girişimlerde Mudarebe Yöntemi

Mudarebe yöntemini fertler kendi aralarında uygulayabildikleri gibi katılım finans kurumlarının sağladığı finansmanla da yapabilirler. Tasarruf sahibi, etrafında ortaklık kurabileceği ehil kimseler olmadığı takdirde katılım finans kuruluşları üzerinden bu akitle ortaklık kurabilir. Ancak günümüzde katılım finans kurumlarında mudarebe akdiyle yapılan işlemler oldukça sınırlıdır. Genelde katılım finans kuruluşlarında murabaha yöntemi olan “peşin alım vadeli satım” usulü tercih edilir. Bu nedenle mudarebe akdi genellikle reel piyasa olarak adlandırılan ticaret ehli tarafından sıklıkla uygulanmaktadır. Özellikle girişimcilik (start-up) olarak bilinen işletmelerin “melek yatırımcı” tabir edilen yöntemle mudarebe sistemini uyguladıkları söylenebilir. Buna göre bir girişimci yapacağı işle ilgili gerekli fizibilite raporunu hazırladıktan sonra sermaye sahibi yatırımcıyla görüşerek yapacakları işi anlatır. Sermaye sahibi bu faaliyetin kârlı ve sürdürülebilir olacağını düşünürse bu girişime sermaye sağlar. Kazanç elde edilince önceden anlaştıkları oranlarda kârı bölüşürler. Böylece yeni girişimciler ihtiyaç duydukları finansmanı sağlarken sermaye sahipleri de kârlı gördükleri girişimlere yatırım yaparlar. Bu yöntemle piyasada işin ehli olan yetenekli, bilgili ve tecrübeli kişiler sermaye bularak işlerine başlayıp onları büyütürler. Bulduğu sermayeyle ilk projesini hayata geçiren genç yetenekler toplumun ve devletin ihtiyaç duyduğu teknolojik yeniliklere daha fazla odaklanıp yeni projeler üretmeye devam ederler. Öte yandan sermayeyle bu ortaklıkta yer alan sermayedar kendi ticaret alanında hiçbir zaman üretmeyeceği, belki de aklına bile gelmeyecek bir yenilikçi girişimde yer alır ve kazancını artırır.

Mudarebe Kime Lazım?

Mudarebe sisteminde iki taraf da muhtaçtır. Emek sahibi işini hayata geçirebilmek için ihtiyaç duyduğu sermayeyi sağlar. Diğer taraftan sermaye sahibinin de tasarrufunun atıl durmaması ve faiz gibi İslâm’ın yasakladığı yollara yönelmemesine vesile olur.

Mudarebe akdi yapan taraflardan emek harcayacak olan işletme yöneticisi, faaliyetlerinde İslâmî hükümlere uymayı da kabul etmiş olur. Emek sahibi işini iyi yapmalı ve zarar oluşmaması için gerekli hassasiyeti göstermelidir. Eğer önceden kar bölüşüm oranları belirlenmemişse örf ve adetler doğrultusunda yarı yarıya bölüşülür. Mudarebe akdinde sermaye sahibi bazı özel şartlar öne sürebilir. Gıda, teknoloji, tekstil gibi sektör veya yer sınırlaması şartı da belirleyebilir. Örnek olarak verilen bu özel şartların dışında helal dairede diğer özel şartlar sunulabileceği gibi herhangi bir özel şart sunulmayabilir de… Sermaye sahibi emek sahibine “Al bu sermayeyi, yıl sonunda kârı bölüşürüz” gibi genel bir ifade de kullanabilir. Böyle durumlarda emek sahibinin parayı helal olan sektörlerde iş yaparak alın teriyle değerlendirmesi gerektiğine hükmedilir.

Ortaklar İyi Araştırılmalı

Müslüman her işinde bilinçli ve akıllı hareket etmelidir. Mudarebe akdi kurmadan önce ortaklık kuracak olanlar hem ortakların hem de yapılacak işin gerekli araştırmalarını yapmalıdır. Dolandırıcılığa fırsat verilmemelidir. Sermaye sağlanan kişi parayı helal ticarette mi kazanıyor dikkat edilmelidir. Kısa zamanda büyük kâr arayanlar çoğu zaman meşru olmayan yollara yönelir ve çoğu ellerindekini de kaptırırlar. Böylece sermaye sağlayan kişiyi de mağdur ederler. Bu doğrultuda Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin buyruğunu tekrar hatırlamakta fayda vardır: “Hiç kimse elinin emeğiyle kazandığından daha hayırlı bir rızık asla yememiştir.” Aynısı sermaye sahibi için de geçerlidir. Yani alın teriyle kazandığı paranın bir kısmını harcamayarak tasarruf edenler de yanlış yollara düşebilir. Mudarebe akdi ise emek-sermaye sahiplerinin ortaklığıdır. Geleneğimizin bize öğrettiği derslerden biri de birlikten kuvvet doğar ilkesidir.