İçeriğe geç

Hâlid b. Saîd Kimdir?

    Hâlid b. Saîd radıyallahu anhu, Cahiliye döneminin ileri gelenlerinden, daha sonra da İslâm’ın tanınmış düşmanlarından olan Ebû Ühayha’nın oğludur. Varlıklı ve soylu bir ailede dünyaya geldi. Hz. Ali, Hz. Ebu Bekir, Zeyd b. Hârise ve Sa’d b. Ebî Vakkas’tan sonra beşinci Müslümandır. Cenâb-ı Hak ismi geçen ve geçmeyen bütün sahabi efendilerimizden razı olsun.

    Habeşiştan’a ilk hicret eden kafilede yer aldı. Orada vekaleten Efendimiz sallallahu aleyhi vesellemin ve Ümmü Habibe radıyahhu anhânın nikahlarını kıydı. Önce Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellemin, daha sonra Hz. Ebu Bekir radıyallahu anhunun emriyle İslâm ordularına komutanlık yaptı. Mercisuffer savaşında şehid oldu.

    Hayatından birkaç hadiseyi sunuyoruz.

    Hâlid b. Saîd radıyallahu anhu, Haşimoğulları kabilesinden sonra Mekke’nin en güçlü kabilesi olan Ümeyyeoğulları’ndan idi. Ender bulunan renk ve kumaşlardan sarık giyerdi. O sarık giydiği gün, kimse o sarığın benzerini giymeye cesaret edemediği için “Taç” lakabıyla anılırdı.

    Hz. Peygamber sallallahu aleyhi veselleme ilk vahiy geldikten kısa süre sonra bir rüya gördü. Rüyasında içi ateş dolu bir çukurun yanında beklemekteydi. Sonra yanına babası geldi ve onu çukura itmeye çalıştı. Hâlid b. Sâid çukura girmemek için babasına karşı koymaya çalışıyordu. Daha sonra Muhammed b. Abdullah sallallahu aleyhi vesellem gelerek onu kemerinden yakaladı, çukurdan uzaklaştırdı.

    Burada Efendimiz sallallahu aleyhi vesellemin şu hadisini zikretmekte fayda görüyoruz:

    “Benim ve sizin durumunuz, ateş yakıp o ateşe düşen cırcır böceklerini ve pervaneleri engellemeye çalışan adamın durumuna benzer. Ben sizi ateşten korumak için kuşaklarınızdan tutuyorum, siz ise benim elimden kurtulmaya, ateşe girmeye çalışıyorsunuz.” (Buhârî, Rikâk 26)

    Halîd radıyallahu anhu uyanınca rüyaları yorumlamasıyla bilinen Hz. Ebu Bekir radıyallahu anhunun yanına gitti. Muhammed b. Abdullah sallallahu aleyhi vesellemi tanıyordu ama henüz davet ettiği dini duymamıştı. Rüyasını Hz. Ebu Bekir’e anlattı. O şöyle dedi:

    – Hâlid! Allah sana hayrı ve doğruyu gösterdi. Muhammed tek olan Allah’ın elçisidir ve insanları Allah’a inanmaya, âhiretteki azaptan korunmaya çağırıyor.

    Sonra Hz. Peygamber sallallahu aleyhi veselleme gittiler. Hâlid dedi ki:

    – Ey Muhammed! Bana insanları davet ettiğin şeyden bahset.

    Allah Resûlü sallallahu aleyhi vesellem ne kendilerine ne başkalarına yararı da zararı da dokunmayan putlara tapmak yerine Âlemlerin Rabbi olan Allah’a inanmaya davet etti. İslâm’ın şartlarından bahsetti. Böylece Hâlid İslam’ı kabul eden beşinci kişi oldu.

    Babası ile arasında geçenler

    Hâlid radıyallahu anhunun babası Ebu Ühayha, tıpkı rüyasında gördüğü gibi onu ateşe çekmeye çalışan bir adamdı. Putlar için kurban keser, onlara tapınmaya gelenlere ikramlarda bulunurdu. Oğlunun putlardan yüz çevirip İslâm’a girdiğini duyunca diğer iki oğlu Amr ve Eban’ı çağırdı. Hâlid’i derhal getirmelerini emretti. Hâlid radıyallahu anhu getirilince aralarında şu konuşma geçti:

    – Duyduklarım doğru mu?

    – Evet baba.

    – Atalarının dinini bırakıp nasıl Muhammed’in dinine girersin? Bundan vazgeç!

    – Hayır baba! Çünkü Allah Resûlü bizi hayra çağırıyor ve âhiretteki azaptan korumaya çalışıyor.

    – O zaman bütün zenginliğini senden alırım!

    Oğlunu konuşarak ikna edemeyen Ebu Ühayha elindeki sopayla Hâlid’in başına vurup yardı. Hâlid radıyallahu anhunun başındaki kanı temizlemek isteyen oğullarını engelledi, Hâlid’i de evin bir köşesine zincirle bağladı. Üç gün boyunca yemek ve su vermedi.

    Ebu Ühayha zenginlik ve refah içinde yaşayan oğlunun bu zor şartlarda vazgeçeceğini düşünüyordu. Günde birkaç defa oğullarını gönderip kontrol ettiriyordu. Fakat Hâlid radıyallahu anhunun yanına girip çıkan kardeşi Amr da Müslüman oluverdi. Ebu Ühayha oğullarının İslâm’ı terk etmeyeceğini anlayınca onları servetinden men ederek evinden kovdu.

    Hâlid ve Amr radıyallahu anhuma Habeşiştan’a hicret edene kadar Allah Resûlü sallallahu aleyhi vesellemin yanından ayrılmadılar.