İçeriğe geç

İlahi Lutfu Rahmet Kapısını Aç Bizi Gayri Kapıya Etme Muhtaç

    Es-selamu aleyküm kıymetli okuyucular. 6 Şubat 2023’ten beri gündemimiz ülkemizde yaşanan elim deprem… Benim de bu ayki konum, gündemdeki derdimiz olacak. Zira o tarihten beri fikrimiz de zikrimiz de duamız da kardeşlerimiz… Zannederim ki hepimiz, Efendimizin (aleyhi’s-salatu ve’s-selam) “Müminler, birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet ve şefkat göstermede, tıpkı bir organı rahatsızlandığında diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateşle bu acıyı paylaşan bir bedene benzer” (Müslim, Birr, 66) hadis-i şerifini iliklerimize kadar yaşadık.

    Başlarda içtiğimiz sudan, ısındığımız sobadan, örtündüğümüz battaniyeden utandık. Sonra Rabbim yine merhamet etti de depreme maruz kalmayanlarımız için bunların utanma değil, şükür sebebi olması gerektiğini idrak ettik. Zira bu imtihandan bizim nasibimize yara sarma, dua etme ve infak etme payı düştü… Kendimizi bu nimetlerden mahrum bırakmanın ne bize ne de kardeşlerimize faydası olurdu. Bizden beklenen; o battaniyeyi, o sobayı, o ekmeği, suyu kardeşlerimizle paylaşmaktı…

    “Doğrusu Biz Allah’a Aidiz ve Kuşkusuz O’na Döneceğiz”

    Rabbimiz Bakara suresinin 155, 156 ve 157. ayetlerinde şöyle buyurmuyor mu: “Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle sınayacağız. Sabredenleri müjdele! Onlar, başlarına bir musibet geldiğinde, ‘Doğrusu biz Allah’a aidiz ve kuşkusuz O’na döneceğiz’ derler. İşte Rablerinin lütufları ve rahmeti bunlar içindir ve işte doğru yola ulaşmış olanlar da bunlardır.” (Bakara, 155-157) Biz mallarımızla, canlarımızla O’na (celle celaluhu) aidiz ve alacak nefesimiz tükendiğinde O’na döndürüleceğiz. İnşallah aydınlık bir yüzle döneriz Rabbimize, ahiret pişmanlığı yaşamayız. Rabbim depremde vefat eden kardeşlerimize şehitlik nasip etsin, kalanlara geçen ömürlerinden daha güzel, bereketli, afiyetli bir ömür nasip etsin. Bizlere de bu işte payımıza düşen vazifeyi hakkıyla yapmayı nasip etsin. Amin.

    Yazımı Abdülahad Nuri dedemizin divanından seçtiğim birkaç rubaisiyle bitirmek isterim. Dua niyetine, baki muhabbetle…

    • İlahi lutf u rahmet kapısını
    • Bizi gayr-i kapıya etme muhtac
    • Atanın zerresidir taht ile tac
    • Bizi gayr-i kapıya etme muhtaç
    • (Allah’ım bize lütuf ve rahmet kapılarını aç
    • Bizi başka kapıya muhtaç etme
    • Taht ve taç senin ihsanının zerresidir
    • Bizi başka kapıya muhtaç etme)
    • Açılsın kullara ol ulu dergah
    • Kolay gelsin kamuya müstakim-rah
    • Sana muhtac iken her bende her şah
    • Bizi gayr-i kapıya etme muhtac
    • (Kullara ulu dergahının yolu açılsın ve “sırat-ı müstakim” (dosdoğru yol) her kuluna kolaylaşsın.
    • Her köle her sultan sana muhtaçken
    • Bizi başka kapıya muhtaç etme)
    • Nebilerde olan envar hakkiyçün
    • Velilerde olan esrar hakkiyçün
    • Meşayihta olan etvar hakkiyçün
    • Bizi gayr-i kapiya etme muhtaç
    • (Nebilerde olan nurunun hakkı için
    • Velilerde olan sırlarının hakkı için
    • Dostlarında olan hallerin hakkı için
    • Bizi başka kapıya muhtaç etme)
    • Cemalin hazretinin behçetiyçün
    • Celalin hazretinin heybetiyçün
    • Muhammed Mustafa’nın hürmetiyçün
    • Bizi gayr-i kapıya etme muhtac
    • (Cemal sıfatların ile tecellinin güzelliği için,
    • Celal sıfatların ile tecellinin azameti için
    • Muhammed Mustafa’nın hatırı için
    • Bizi başka kapıya muhtaç etme)