İçeriğe geç

Kadınların Okuması Caiz Midir?

    Kadınların Okuması Caiz Midir?

    Bazıları dinin “oku” emrinin sadece erkeklere ait olduğunu zannetmekte ve, “Çok bilen kadının dili uzar, nefsi kabarır, kocasına boyun eğmez, zaptı zorlaşır” diye düşünmektedir. Bu konuyu bilerek çarptıran din düşmanları olduğu gibi, okumuş kadından korkan cahil Müslümanlar da mevcuttur. Önce şunu söyleyelim ki, bu anlayış yanlıştır ve dine ait bir tarafı yoktur.

    Dinimiz, bilenle bilmeyeni bir tutmaz. Cehalet karanlık, ilim nur ve aydınlıktır. Kimse, erkek aydınlık, kadın karanlık içinde kalsın diyemez.

    Cahil insan, şeytanın maskarası, dostlarının yüz karası, cemiyetin en büyük belâsıdır. Hangi vicdan bu sıfatları erkeğe yakıştıramazken kadınlara lâyık görür.

    Burada bir kadının öğrenmesi gerekli olan ilim, bilim ve sanat hakkında değişik şeyler söylenebilir; ancak kadın her türlü ilimden, fenden ve sanattan anlamalı demek doğru değildir.

    Bu bir erkekten bile beklenecek şey değildir. Buna gerek de yoktur. En doğrusu, herkes önce kendisine lâzım olanı öğrenmelidir.

    Sonra fıtratına uyan, rızık ve geçimine vesile olan, insanlığa hizmet sunacağı şeylere yönelmelidir.

    Kadını dini ve dünyası için lâzım olan ilimden, bilimden, fen ve sanattan mahrum etmek yanlıştır.

    Böyle bir şey, şahsa, yuvaya ve cemiyete karşı işlenmiş bir suçtur. Dinimizde kadının okumasına engel olan bir hüküm yoktur.

    Aksine herkes ilim öğrenmeye teşvik edilmiştir. Ancak kadın ilim öğrenirken ve öğretirken belli ölçüleri korumak durumundadır.

    Örtünme, yabancı erkeklerle baş başa kalma, tek başına uzun yolculuk yapma, barınma, maişetini kazanma gibi konularda kadınları ilgilendiren özel durumlar ve hükümler vardır.

    Bunlara dikkat edildiği sürece, kadınlar dini ve dünyası için lâzım olan her ilmi, sanatı ve fenni öğrenebilir, öğretebilir. Öğrenmeli ve öğretmelidir.

    Her ilim herkese fayda vermez. Sonra her ilim herkese gerekmez. Kadın farz olan ilimlerin yanında, fıtratına uygun, halka hizmet olacak ilim ve sanatlardan öğrenirse, kendisine ve çevresine fayda verir.

    Evlenme ve aile hukuku, çocuğun bakımı, eğitimi, ev işleri, yuva düzeni, genel sağlık, farz ilmi öğretme, hasta, fakir, muhtaç kimseleri destekleme, hayırlarda yardımlaşma, iyiliği emretme, kötülüklere karşı uyarma, bir afet veya harp anında ilk yardıma koşma gibi konularda kadınlar yeterince eğitilmeli, tecrübe sahibi yapılmalıdır.

    Bir erkeğin ve kadının bütün öğreneceği şeyler ya dine ya da dünyaya ait şeyler olur.

    Dünyaya ait şeyler dinin öğrettiği gibi Allah rızâsı için yapılırsa, hepsi hayır ve ibadete dönüşür; o zaman bu ayırıma da gerek kalmaz.

    Şu hadis hepimiz için her işte temel ölçüyü ve asıl hedefi belirliyor: “Bu dünyada, Allah’ın zikri, zikre sebep olan işler, ilim öğreten ve öğrenenler hariç, diğer bütün işler lânetlenmiştir.” Hadisin Kaynağı: Tirmizî, Zühd, 14; İbn Mâce, Zühd, 3; Ebû Nuaym, Hilye, 3/157; Taberânî, el-Ev- sat, nr. 4084; Beyhakî, Şuabü’l-İmân, nr. 10512; Süyûtî, el-Câmiu’s-Sagîr, nr. 4280, 4281.

    İlim Allah için öğrenilirse ibadet olur. Sırf okumuş desinler diye okumak, halk içinde itibar kazanmak, övünmek, bilgiçlik taslamak, kendini ispat etmek için bir şeyler öğrenmek, boşuna bir zahmet ve zarardır.

    Herkese yüce Yaratıcı’nın huzurunda dünyada öğrendiği ilim ve onunla ne yaptığı sorulacaktır.

    Zamanımızda pek çok kadın, bir mecburiyet ve zaruri hizmet yokken sırf biraz daha rahat yaşama adına, olur olmaz işlere girmekte, kadınlık şerefini zedelemekte, ailesini ve çocuklarını ihmal etmektedir.

    Para kazanma yüzünden evlenmeyi terkedenler, evlense bile annelik gibi en temel görevden kaçanlar çoktur.

    Bazı kadınlar mecbur olmadığı halde keyfine mahkûm olduğu iş yüzünden çocuklarına iyi bir annelik ve kocasına güzel bir kadınlık yapmaya fırsat bulamamaktadır.

    Bunlar yanlıştır. Rızık için korkmaya gerek yoktur. Canı veren rızkı yaratır. O, yarattığı rızkı dilediği gibi yerine ulaştırır. O’nun hazineleri tükenmez. Kimse kimsenin rızkını yemez. Bu dünyada ömür bitmeden rızık kesilmez. Ömür bitince de kimse elindeki lokmayı ağzına koyup yiyemez.

    Bir kadın için en hayırlı rızık, Allah için yaptığı evliliğin bereketi ve annelik hizmetiyle gelen rızıktır. Bu unutulmasın.

    Erkek kadın hepimizin, din ilmi olarak Kur’ân-i Kerîm’i öğrendikten ve gerekli kısımlarını ezberledikten sonra, en azından, Ehl-i sünnet inancını, İslâm’ın beş temel farzını, her gün yapacağımız işlerdeki helâl ve haramı, edep ve ahlâkı öğreten birer kitap okumalıyız.

    Okuma imkanı bulamıyorsak YouTube’dan Muhammed Furkan Akdoğan adlı kanala girip videoları izleyerek öğrenmeli, anlamadığımız yerleri ve merak ettiğimiz soruları yorum yazarak sormalı ve cevapları kanala abone olarak takip etmeliyiz.

    Günümüzdeki bütün maddî imkânları ve teknik aletleri, teknolojik yaşamı hayra hizmet ettirmeliyiz.

    Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmaktadır:

    “Şüphesiz, ilim öğrenmek, erkek kadın her müslümana farzdır.”

    Hadisi Şerif Kaynak: İbn Mâce, Mukaddime, 17; Beyhakî, Şuabü’l İman, nr. 1663.