İçeriğe geç
Ana sayfa » Blog » Kıbrıs Şehidesi Ümmü Haram (radiyallahu anha) Kimdir?

Kıbrıs Şehidesi Ümmü Haram (radiyallahu anha) Kimdir?

    Ümmü Haram’ın (radiyallahu anha) ne zaman doğduğu bilinmemektedir. Nesebi Medine’deki iki büyük kabileden biri olan Hazreç’e dayanmakta, Neccaroğulları kolundan gelmektedir. Hz. Peygamber’e (aleyhi’s-salatu ve’s-selam) on yıl hizmet etmiş olan Enes b. Malik’in (radiyallahu anh) teyzesidir. Hz. Peygamber’le (aleyhi’s-salatu ve’s-selam) aralarında süt bağı bulunmaktadır.

    Ümmü Haram (radiyallahu anha), İslam’dan önce Amr b. Kays ile evlenmişti. İslamiyet gelince kocasından önce Müslüman oldu. Eşine Müslüman olmasını teklif etti. Kabul etmeyince, bir müşrikle hayatına devam etmek istemediği için ondan ayrıldı. Daha sonra ise Ensar’ın büyüklerinden Ubade b. Samit (radiyallahu anh) ile evlendi.

    Hz. Peygamberin Ziyaret Ettiği Ev

    Fahr-i Kainat Efendimiz (aleyhi’s-salatu ve’s-selam) süt teyzesi Ümmü Haram’ı (radiyallahu anha) çok severdi. Bazen öğle uykusu için onun evine gider, orada uyurdu. O, eve geldiği zaman Ümmü Haram ona yemek hazırlar, ikramlarda bulunurdu. Hz. Peygamber’e (aleyhi’s-salatu ve’s-selam) hizmet etmeyi büyük şeref sayar, onu mutlulukla evinde ağırlardı. Eşi Ubade b. Samit (radiyallahu anh) ise hem esprili kişiliği hem de hoş sohbetiyle Hz. Peygamber’in sevdiği kimselerdendi.

    Onlar, Efendimize (aleyhi’s-salatu ve’s-selam) ailecek çok yakınlardı. Ümmü Haram’ın (radiyallahu anha) kardeşleri Bi’r Maune’de şehit düşenlerdendi. Kocası Ubade ise Medine’de Kur’an-ı Kerim’in tamamını ezberleyen beş kişiden biriydi.

    Gülümseten Rüya

    Hz. Peygamber (aleyhi’s-salatu ve’s-selam) adeti olduğu üzere kaylule (öğle uykusu) yapmak için Ümmü Haram’ın (radiyallahu anha) evine gitti. Ümmü Haram, ona ikramda bulunduktan sonra biraz sohbet ettiler. Sonra Fahr-i Kainat Efendimiz (aleyhi’s-salatu ve’s-selam) biraz uyudu. Bir süre sonra uyandı ve tebessüm etti. Ümmü Haram (radiyallahu anha) bunu görünce merak etti ve sordu: “Sizi güldüren nedir, ey Allah’ın Rasulü?” Hz. Peygamber (aleyhi’s-salatu ve’s-selam) şöyle cevap verdi: “Rüyamda ümmetimden bir ordunun gemilere binip cihada gittiklerini gördüm.” Hz. Peygamber’in (aleyhi’s-salatu ve’s-selam) gülmesinin sebebi, Arapların deniz savaşlarına alışık olmamalarıydı.

    Hz. Peygamber’in gördüğü bu rüyadan etkilenen Ümmü Haram (radiyallahu anha) heyecanla rica etti: “Ey Allah’ın Rasulü! Dua etseniz de, ben de o kimselerin arasında olsam, Allah rızası için cihada gitsem?” Bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle dua etti: “Allahım! Bunu da onlardan eyle.” Ümmü Haram istediğini almış, sevinçle bekliyordu. Fahr-i Kainat Efendimiz bir müddet sonra uyumak için tekrar uzandı. Bir müddet uyuduktan sonra uyandı ve tebessüm etti.

    Ümmü Haram (radiyallahu anha) gülmesinin sebebini sordu. Hz. Peygamber (aleyhi’s-salatu ve’s-selam) şöyle dedi: “Rüyamda ümmetimden bazı kimselerin, padişahların saraylarında oturduğu gibi vakur bir halde gazaya gittiklerini gördüm.” Ümmü Haram (radiyallahu anha) dedi ki: “Ey Allah’ın Rasulü. Dua etsen de, ben de o kimselerden olsam?” Hz. Peygamber bu sefer isteğini kabul etmedi ve şöyle dedi: “Hayır. Sen öncekilerdensin.” (Buhari, Cihad, 3)

    Hala Sultan

    Aradan zaman geçmiş, Hz. Ömer (radiyallahu anh) halife olmuştu. Fetihlerle İslam coğrafyası genişlemiş, Müslüman orduları İslam’ı dört bir yana yaymaktaydı. Hz. Ömer Şam/Suriye taraflarının fethi için Hz. Muaviye’yi görevlendirdi. Hz. Muaviye’nin komutanları arasında Ümmü Haram’ın eşi Ubade b. Samit de bulunuyordu. Fetihlerde büyük kahramanlıklar gösteren Hz. Ubade, Şam’a giderken yanına eşi Ümmü Haram’ı da aldı.

    Müslümanlar fethettiği yerlerde donanma ele geçirmişti. Yeni fethedilen yerlere Kıbrıs’tan gelen gemiler çok zarar veriyordu. Onların üzerine sefere çıkmak gerekiyordu. Hz. Muaviye, Hz. Ömer’den izin alarak Kıbrıs adasına sefere çıktı. Sefere çıkan gemilerin birinde Hz. Ubade ve eşi Hz. Ümmü Haram da vardı.

    Kıbrıs’a ulaşılmış, çıkartma yapılmıştı. Ümmü Haram da çıkartmaya katılmıştı. Ancak bindiği bineğin ayağı tökezleyince atından düştü ve şehit oldu. Böylece Hz. Peygamber’in (aleyhi’s-salatu ve’s-selam) duası gerçekleşti. Ümmü Haram, fethedildikten sonra Kıbrıs’a defnedildi. Kabrinin bulunduğu yer “Hala Sultan” diye meşhur olmuştur. Bunun sebebi, “hala” kelimesinin Arapça’da “teyze” manasına gelmesiydi. Çünkü o, Hz. Peygamber’in (aleyhi’s-salatu ve’s-selam) süt teyzesiydi. Allah ondan razı olsun. Onun ve diğer şehitlerin şefaatlerine nail eylesin…