İçeriğe geç

Peygamber Efendimiz (a.s.v) Hile ve Yalandan Sakındırırdı

    Rasulullah (aleyhi’s-salatü ve’s-selam) bazı ihtiyaçlarını temin etmek için zaman zaman Medine pazarına gider, bu vesileyle gelip gidenlerden ve alınıp satılanlardan da haberdar olurdu. Yine bir gün pazarda dolaşırken bir buğday yığını dikkatini çekti. Hububatı satan adamın yanına giderek buğday yığınına elini daldırdı. Ancak buğdayın altı göründüğü gibi çıkmamış, Peygamberimizin parmakları ıslanmıştı. Satıcıya ıslaklığın sebebini sorduğunda, yağmurdan kaynaklandığı cevabını aldı. Bunun üzerine Allah Rasulü, “Öyleyse insanların görmeleri için ıslak olan kısmı üste koyman gerekmez miydi?” (Müslim, İman, 164) buyurarak ticaret ahlakına ve dürüstlüğe dikkatleri çekti.

    “Bizi Aldatan Bizden Değildir”

    Sevgili Peygamberimiz (aleyhi’s-salatü ve’s-selam) peygamberlik vazifesi gelmeden önce dahi insanlar tarafından güvenilir olarak kabul edilmiş ve kendisine “Muhammedü’l-Emin” yani “güvenilir, dürüst Muhammed” denilmiştir. Efendimiz ümmetine daima doğruluğu ve güvenilirliği tavsiye etmiştir. Müslümanı, “Elinden ve dilinden emin olunan, güvenilir kimse” olarak tarif etmiştir. (Tirmizi, İman, 12) Yani bir Müslüman, eliyle kimsenin malına, haram olan bir şeye uzanmaz, dili ile yalan dolan ve iftira gibi kötü hasletlerle kimseyi aldatmaz.

    “Müslümanlar arasında aldatma olamaz! Bizi aldatan bizden değildir” (Müslim, İman, 164) buyuran Efendimiz, dünya menfaati için birbirini aldatmak ve hile yapmaktan bizleri men etmiştir. Dünya fanidir, geçicidir. Elbette her canlı ölümü tadacaktır ve insanoğlu hesaba çekilecektir. Geçici dünya menfaati için haram yemek ve ahiretini tehlikeye atmak akıllı kimselerin yapacağı iş değildir. Akıllı kimse, kısa süreli dünya menfaati için insanları aldatmaz, Rabbinin haram kıldığı şeye el uzatmaz ve kul hakkına girmez. Ailesine, çoluk çocuğuna başkalarını aldatarak haram mal yedirmez, Allah Teala’dan korkar.

    Anne babalar da hile ve aldatma ile başkalarının hakkını yemediği ve evlatlarına yedirmediği gibi, bu güzel hasletleri evlatlarına öğretmelidir. Onlara güzel örnek olmalıdır. Helalinden, kimseyi aldatmadan, hile yapmadan çalışmanın ve kazanmanın yollarını onlara yaşayarak öğretmelidir. Çocuklarına asla yalan söylememeli ve onları aldatmamalıdır.

    “Yalan Olarak Yazılacaktı”

    Nitekim yalan konusunda çok hassas davranan Allah Rasulü (aleyhi’s-salatü ve’s-selam), insanları yalandan ve ona götürebilecek her türlü davranıştan sakındırmıştır. Hatta bunlara, birçok kimsenin önemsemediği, çocuklara yalan söylemeyi ve yalan söyleyerek şaka yapmayı da dahil etmiştir. Bir defasında, bir annenin çocuğunu çağırıp, “Gel, sana bir şey vereceğim!” dediğini işitince kadına, “Ona ne vereceksin?” diye sormuş, “Kuru hurma” cevabını alınca da şöyle buyurmuştur: “Dikkatli ol, ona bir şey vermemiş olsaydın, bu senin için bir yalan olarak yazılacaktı.” (Ebu Davud, Edeb, 80)

    Rabbim bizleri ve sevdiklerimizi doğruluktan ayırmasın, haramlardan ve kul hakkına girmekten muhafaza eylesin. Selam ve dua ile Allah’a emanet olunuz.