Keşfedecek, yeniden gün yüzüne çıkaracak öyle çok yitiğimiz, hazinemiz var ki! Bunlardan biri geçtiğimiz yıl kütüphanelerimizde yerini aldı. Bu eser, Kanunî Sultan Süleyman devri âlimlerinden Şeyhülislâm İbn Kemâl hazretlerinin Divan’ı.
İbn Kemâl daha çok Arapça eserleriyle maruftur ve bütün İslâm dünyasında tanınır. Geçmişte olduğu gibi günümüzde de bunlardan istifade ediliyor. İbn Kemâl’in, Osmanlı’da maruf adıyla Kemâl Paşazâde hazretlerinin Farsça ve Türkçe eserleri de mevcut. Mesela Gülistan’a nazire olarak yazdığı Nigâristan’ı çok kıymetlidir ve gün yüzüne çıkartılmayı beklemektedir. Türkçe eser olarak da 10 ciltlik Osmanlı Tarihi vardır. Yani hem kelâm, hem fıkıh, hem tefsir sahasında eserler vermiş, müftülük yapmış hem de medresede ders vermiştir.
Onun Divân’ı bilinse de günümüze kadar çalışılmamıştı. Yayınlanınca gördük ki, İbn Kemâl hazretleri şiirde de üstad bir zât imiş. Şiir maharetine rağmen mahlas ve isim kullanmadan yazmış, yani mütevazı davranmış. Divan’ın sonunda üç yüzden fazla nasihat manzumesi var. Bazıları birkaç beyit, bazıları iki, bazısı da bir beyitten oluşuyor. Bu hazineden bir yudum tatmak için birkaçını okuyalım:
“Kesme ümidini erenlerden Deme yokdur ibâd içinde reşîd. Kulları var Hakk’ın ki olurlar Hayra miftâh u bâb-ı şerre kilîd.”
Yani “Erenlerden ümidini kesme, her devirde Allah dostları olur. Bu zamanda kullar içinde mürşid yoktur deme. Allah Teâlâ’nın öyle kulları vardır ki onlar hayra anahtar, şer kapısının da kilididirler.”
“Sanma aşk ehlini mevtile güzer eylediler Aşka sabredemeyip terk–i diyâr eylediler. Sûretâ görmeyelim diye rakibin yüzünü Bindiler mahmil-i tâbûta firâr eylediler.”
Yani “Hak âşıklarını vefat edip geçip gittiler sanma. Onlar ilâhî aşka sabredemeyip dünyayı terk edip gittiler. Sanki dünya yüzünü görmeyelim diye tabut atına binip firar ettiler.”
“Sözün harcetme câhile Geçirme ömrün âhile Eşek altın külâh ile Ölürse adı merkepdir.”
Yani “Cahil kimseye sözünü harcama. Anlamıyor diye ömrünü âh ile geçirme. Çünkü eşek altın palanla ölse de adı merkeptir.”
“Eline nefsinin verme kazma Kimsenin yoluna kuyu kazma Her ki gayrın yolunda kazdı kuyu Kendi düşdü kuyuya yüzükoyu.”
Yani “Nefsinin eline kazma verip kimsenin yoluna hasetle kinle kuyu kazma. Her kim başkasının yoluna kuyu kazarsa, o kuyuya yüzükoyun kendi düşer.”
“Dürüş ey Kemâloğlu kemâle Sakın aldanmagıl mâl u menâle Kemâl ehli bulur her yerde yerin Kemâlin yok ise her yerde yerin.”
Yani “Ey Kemâlin oğlu! Kâmil insan olmaya gayret et. Mal ve dünyalığa sakın aldanma. Kemâl ehli her yerde kıymet görür, yerini bulur. Eğer kemâlin yok ise bunun için üzül, yerin.”
“Kısmetindir gezdiren yer yer seni Arş’a çıksan âkıbet yer yer seni Onun için ona derler dahi yer Âdemi ol kendi besler kendi yer.”
Yani “Seni oradan oraya gezdiren kısmetindir. Ancak dünyada Arş’a çıksan da yeryüzü seni yutacak, öleceksin. Bu yüzden ona ‘yer’ derler. Zaten insanoğlunu da kendi besler, kendi yer.”
