İçeriğe geç

Teheccüd Namazı Kaç Rekat Ne Zaman Kılınır?

    Teheccüd namazı geceleyin uyanıp kılınan namaza denir. Teheccüd namazı müekked bir sünnettir. Resûlullah’ın [sallallahu aleyhi vesellem] hiç terketmeden kıldığı bir namazdır. Allah Teâlâ resûlüne teheccüd kılmayı emretmiştir. O şöyle buyurmaktadır: “Gecenin bir kısmında da sana has nâfile olmak üzere onunla (Kur’an ile) gece namazı kıl. Umulur ki Rabb’in seni övülmüş bir makama ulaştırır” (İsrâ 17/79).

    Yüce Rabbimiz geceleyin kalkıp teheccüd namazı kılanlar hakkında şöyle buyurur: “Onların yanları yataklarından uzaklaşır (teheccüd namazı kılmak için yataklarından kalkarlar), korkarak ve umarak Rab’lerine dua ederler ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (hayır için) harcarlar. Yaptıklarına karşılık olarak onlar için gözlerini aydınlatıcı ne güzel (nimetlerin) saklandığını hiç kimse bilmez” (Secde 32/16-17).

    Gecenin son vakitlerinde Allah [celle celâluhû] rahmeti ve mağfiretiyle dünya semasına tecelli eder. Ebû Hüreyre’den [radıyallahu anh] gelen bir rivayette Resûlullah [sallallahu aleyhi vesellem] şöyle buyurmuştur:

    “Şanı yüce Allah her gece, gecenin son üçte biri kaldığı vakit dünya göğüne (rahmet ve mağfireti ile) tecelli eder ve şöyle buyurur: Bana dua eden var mı, duasını kabul edeyim. Benden bir şeyler isteyen var mı, ona vereyim. Benden mağfiret dileyen var mı, onun günahını bağışlayayım.”

    Teheccüd iki ilâ on iki rekât arasında kılınabilir. En azı iki rekât, en çoğu on iki, ortası ise sekiz rekâttır. Her iki rekâtta selâm verilerek kılınması daha faziletlidir.

    Ömer b. Abse [radıyallahu anh] Resûlullah’ın [sallallahu aleyhi vesellem] şöyle buyurduğunu rivayet eder: “Kulun Rabb’ine en yakın olduğu zaman gecenin son bölümleridir. Sen de Allah’ı zikredenlerden olmak istiyorsan o saatte bulun.” Resûl-i Ekrem [sallallahu aleyhi vesellem] bir diğer hadislerinde teheccüd hakkında, “…Farz namazdan sonra en faziletli namaz gece namazıdır”  buyurmuşlardır.

    Teheccüde Kalkmanın Adabı

    İnsan uyuyacağı vakit gece namazına kalkmaya niyet etmelidir. Ebü’d-Derdâ [radıyallahu anh] Resûlullah’ın [sallallahu aleyhi vesellem] şöyle buyurduğunu rivayet eder: “Her kim geceleyin kalkıp namaz kılacağı niyeti ile yatağına girerse, sabaha kadar uyanamayacak olsa bile, niyeti onun için yazılır, uykusu da Rabb’i tarafından ona bir sadaka olur…”

    Kişi teheccüd için kalktığında mümkünse misvak kullanmalıdır. Huzeyfe’den [radıyallahu anh] rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber [sallallahu aleyhi vesellem] geceleyin teheccüd için kalktığı zaman misvak ile ağzını misvaklardı. Bundan sonra bu hususta vârid olmuş duaları okur.

    Abdullah b. Abbas’tan gelen rivayete göre o bir gece Resûlullah’ın [sallallahu aleyhi vesellem] yanında uyudu. Hz. Peygamber [sallallahu aleyhi vesellem] uyanınca ağzını misvakladı, abdest aldı ve bu arada, “Muhakkak göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde aklıselim sahipleri için gerçekten açık ibretler vardır” (Âl-i İmrân 3/190) diyordu. Bu âyetleri sûreyi bitirinceye kadar okudu. Sonra kalkıp iki rekât namaz kıldı.

    Teheccüde, okunan sûreleri kısa iki rekât ile başlanması müstehaptır. Hz. Peygamber [sallallahu aleyhi vesellem] böyle yapmış ve böyle tavsiye etmiştir.

    Ebû Hüreyre [radıyallahu anh] Resûl-i Ekrem’in [sallallahu aleyhi vesellem] şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir: “Sizden herhangi bir kimse geceleyin (namaza) kalktığı takdirde namazına pek uzun olmayan iki rekât ile başlasın.”

    Daha sonra ikişer ikişer rekâtlar halinde namazını kılmaya devam eder.

    Kişinin eşini de uyandırması gerekir. Ebû Hüreyre’den [radıyallahu anh] rivayet edilen bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz [sallallahu aleyhi vesellem] şöyle buyurmuştur: “Geceleyin kalkıp namaz kılan ve karısını uyandırarak ona da kıldıran, şayet kalkmak istemezse yüzüne su serpen erkeğe Allah rahmet eder (günahlarını bağışlar). Yine geceleyin kalkıp namaz kılan ve kocasını uyandıran, kalkmak istemezse yüzüne su serpen kadına da Allah rahmet eder (günahlarını bağışlar).”

    Teheccüd namazı, tıpkı farz namazlar gibi hatalara kefârettir. Tirmizî’de Hz. Bilâl’den [radıyallahu anh] Resûlullah’ın [sallallahu aleyhi vesellem] şöyle buyurduğu rivayet edilir: “Gece namazını kılmaya devam edin. Çünkü bu, sizden önceki salih kişilerin geleneğidir. Ayrıca gece namazı Allah Teâlâ’ya yakınlaşma vesilesi olduğu gibi günahlardan uzaklaşmayı, kötülüklere kefâret ve hastalıkların bedenden kovulmasını temin eder.”

    Şeyh Fethullah Verkânisî der ki: “Mürid gece namazına kalktığında kendisine, ailesine ve bütün müslümanlara dua etmelidir ki, melekler de o kişiye aynısıyla mukabelede bulunsunlar.”