İçeriğe geç

Temiz Kalp Temiz Dil

    Müberra kitabımız Kur’an-ı Kerim’de mealen şöyle buyurulur:

    “Ve benim kullarıma söyle, sözün en güzelini söylesinler. Yoksa muhakkak şeytan aralarına girer. Kuşkusuz şeytan insanın apaçık düşmanıdır. (İsra 53)

    Konuşarak iletişim kurmak Allah Teâlâ’nın insana özel bir lütfu, ikramıdır. Yaratılanlar arasında sadece insana verilen nimetlerin anlatıldığı Rahman suresinde mealen şöyle buyurulur:

    “Rahman (olan Allah) Kur’an’ı öğretti. İnsanı yarattı. Ona beyanı/konuşmayı öğretti.” (Rahman 1-4)

    Mücella dinimiz İslâm, Müslümanları sert ve kaba konuşmaktan sakındırmıştır. Aksi takdirde şeytanın insanların arasına gireceği, çekişmeyi ve kötülüğü alevlendireceği, inada ve fesada iteceği açıkça bildirilmiştir.

    Müslümanların müşriklere, düşmana hitap ederken bile sözdeki ölçüye dikkat etmeleri emredilirken, Müslümanların kendi aralarındaki hitapları nasıl olmalıdır?

    Yumuşak ve güzel söz çok tesirli bir ilaçtır. Aile içi iletişimden alışverişe, komşuluktan arkadaşlığa kadar her iş ve iletişim güzel sözle güzelleşir.

    Rivayet edildiğine göre, Hz. Ömer radıyallahu anhuya kötü bir söz söylenince adamı cezalandırmak istedi. Allah Teâlâ ona affetmesini emretti. (Bahru’l-Medîd Terc. 5/236)

    Bir ayette mealen; “İyilikle kötülük bir olmaz. Sen (kötülüğü) en güzel olan davranışla sav. O zaman bir de göreceksin ki seninle aranızda düşmanlık bulunan kimse kesinlikle sıcak bir dost oluvermiş” buyurulmuştur. (Fussilet 34) Bu ayet-i kerimede, güzel söz başta olmak üzere iyilikle karşılık vermenin neleri ortaya çıkarıp neleri gidereceği çok açık bir şekilde bildirilmiştir.

    Aralarında düşmanlık olan kişilerin düşmanlığı sonlandırması, barışması, dostluk kurması hayli zordur. Kur’an-ı Hakîm’de ise bunun yolu, usulü, ilacı tarif edilmektedir ki o da güzel söz ve güzel davranıştır. Güzel davranmak da evvela güzel söz söylemek ile mümkündür. Kaba ve sert konuşarak başkasına ne kadar iyilik yapılsa da bunun bir kıymeti yoktur.

    Müberra Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de hakiki kulların, “Rahmân’ın has kulları yeryüzünde vakarla yürürler ve cahiller onlara laf attığı zaman, ‘selâm’ deyip geçerler” (Furkan 63) şeklinde tarif edilmesi, Müslümanın dost düşman herkese karşı güzel ahlâkı koruyacağını, dilini bozmayacağını ifade eder.

    Müslüman, bir terbiye altına giren, ayet ve hadislere gönül veren, onların mesajına kulak veren kişi demektir. Bu hal üzere olan müminin konuşmasında bir güzellik, nezaket, letafet ve incelik bulunması gerekir.

    Güzel sözü ilk olarak anne babalarımıza söylemeliyiz. Ayette anne ve babaya “öf!” bile dememek, onları azarlamamak emredildikten sonra mealen, “onlara tatlı, güzel söz söyle” buyurulmaktadır. (İsra 23)

    Eşlerimize, çocuklarımıza, akrabalarımıza, komşularımıza, büyüklerimize, küçüklerimize, kısaca yakınlarımızdan başlamak üzere herkese güzel söz söylemeliyiz.

    Güzel sözü başkalarına, yabancılara söyleyip, onlara kibar davranıp ailemize, anne babamıza, en yakınlarımıza kaba sözler söylemek, kaba davranmak adamlık değildir, Müslümana yakışmaz. Yabancının ailesinden ne ayrıcalığı var ki onlara güzel söz söyleyip en yakınından esirgemektedir? Bir ayrıcalık varsa o da kendi ailesi ve yakınlarıdır.

    Sözlerin en güzeli denildiğinde ilk olarak Allah Teâlâ’nın kelâmı gelir. Ondan daha güzel bir söz yoktur. Hadis-i şerifte, “Sözlerin en güzeli Allah’ın Kitabı, yoların en güzeli Muhammed’in yoludur” buyurulmaktadır. (Buhârî, Edeb 70)

    Güzel söz dinlemek ve söylemek isteyen kişi evvela Yüce Allah’ın Kitabı’nı okumalı, Resûlü sallallahu aleyhi vesellemin hadislerini öğrenmeli, dinini bilmeli ve yaşamalıdır. Müslüman her gün Kur’an okur, dinini öğrenir, Allah Teâlâ’yı zikreder, salâvat-ı şerifeler okur, hayata sabah namazı ile başlar, bu namazda sure ve dualar okur, güne sözlerin en güzeli ile başlar. Öğle, ikindi, akşam namazları ile günü sözlerin en güzeliyle devam eder, yatsı namazı ile günü yine en güzel sözlerle sonlandırır.

    Hayatında ibadet olan, günde defalarca sözün en güzelini okuyan bir mümine kaba ve incitici sözler söylemek yakışmaz.

    Peygamberler küfür içine düşen, azgınlaşıp haddi aşan kavimlerine dahi söz söylerken “Ey kavmim” diye hitap etmişlerdir (A’raf 59, 65, 67, 73). Hz. Yusuf aleyhisselam babası Hz. Yakub aleyhisselama rüyasını anlatırken, Hz. Şuayb aleyhisselamın kızları babalarına Hz. Musa aleyhisselamın asaletini anlatırken “Ey babacığım” ifadesini kullanmışlardır (Yusuf 4; Kasas 26) Hz. İbrahim aleyhisselam babasını “Ey babacığım” diye başlayarak uyarmış (Meryem 42), yine Hz. İsmail aleyhisselam teslimiyetini dile getirirken “Ey babacığım! Emrolunduğun şeyi yap” (Sâffat 102) demiştir.

    Hz. Nuh aleyhisselam gemiye binmeyen oğluna hitap ederken, “Ey oğulcuğum, bizimle beraber gemiye bin” (Hud 42), Hz. Yakup aleyhisselam oğlu Hz. Yusuf aleyhisselamın rüyasını dinledikten sonra, “Ey oğulcuğum, rüyanı kardeşlerine anlatma” (Yusuf 5), Hz. Lokman aleyhisselam oğluna nasihat ederken, “Ey oğulcuğum, Allah’a şirk koşma…” demiştir. (Lokman 13)

    Kur’an-ı Kerim Yüce Allah’ın kelâmı olarak sözlerin en güzeli olduğu gibi edebî olarak da en güzel hitap şekilleri ile doludur. Ondaki sözler, hitap şekilleri nezaket örnekleridir.

    Allah dostlarının sözleri edep, hareketleri nezaket doludur. Onları ziyaret eden, yanlarına defalarca gidip gelenler en ufak bir incitici söz işitmezler. Onların ziyaretçileri de zamanla gördükleri bu güzel ahlâka bürünür.

    Sözü güzel söylemek hayatı güzelleştirir, dostları sevindirir, memnun eder. Güzel sözden sakınmak ise kişiyi çevresinden, sevdiklerinden uzaklaştırır, ahlâkını kötüleştirir. İnsanlar ondan razı olmadığı gibi Allah Teâlâ’nın rızasını da kaybeder. Hem dünyada hem de âhirette zarar eder. Güzel söz söyleyenlerin ailesinde yetişen nesiller de güzel söz sahibi olur.

    Kaba, katı kalpli, sert sözlü insanlarla sürekli beraber olmak kişiyi bir zaman sonra kötü ve çirkin sözlü yapar. Aynı şekilde çeşitli mecralarda sürekli dinlediği kaba ifadeleri, hakaretleri, küfürlü sözleri duya duya kendisi de kötü söz söyler hale gelir.

    Allah’ın Kelâmı’nı tilâvet etmek, büyüklerin eserlerini, mektuplarını, nasihatlerini, yazılarını okumak insanı güzel söz sahibi kılar.

    Efendimiz sallallahu aleyhi vesellemin, “Her kim Allah’a ve âhiret gününe iman ediyorsa ya hayır konuşsun ya da sussun” (Buhârî, Rikâk 23) ikazı güzel sözün nasıl söyleneceğini gösterir.

    Rabbim bizleri daima güzel söz söyleyen, kalbi ve dili temiz kullarından eylesin. Tevfik ve inayeti ile…