İçeriğe geç

Türkiye’den Diplomasi Dersleri

    Geçtiğimiz Şubat ayında başlayan ve yalnızca bulunduğu bölgeyi değil, doğrudan ya da dolaylı olarak dünyanın tamamını etkisi altına alan Ukrayna-Rusya savaşında gelinen nokta pek de Batı’nın istediği gibi değil. Birkaç açıdan böyle. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler, Rusların batıya doğru olası genişlemesinin önüne geçmek için Ukrayna’ya açıktan destek verdiler. Kremlin yönetiminin savaş öncesindeki planlarını göremedikleri için de büyük bir yanılgıya düştüler. Bunun sonucu olarak da AB devletleri özelinde konuşacak olursak büyük bedeller ödemek zorunda kaldılar. Enerji alanında ipleri uzun süredir elinde tutan Rusya’nın, Avrupa’yı önümüzdeki kış büyük bir krizle karşı karşıya bırakma ihtimali çok yüksek. Özellikle de Almanya’yı zor günler bekliyor. Enerji tasarrufu kavramı bu kadar kapsamlı olarak belki de Almanların ilk defa gündemine girdi.

    Batı’nın amacı, Ukrayna üzerinden Rusya’yı köşeye sıkıştırmak ve Doğu Avrupa’nın güvenliğini bu şekilde sağlamaktı. Ayrıca NATO şemsiyesi altında toplanan Batı bloğuna karşı tamamen haklı gerekçelerle Doğu’yla temas haline geçen, bu kapsamda Ruslarla iş birliği anlaşmaları imzalayan Türkiye’ye de ders vermekti. Fakat evdeki hesap çarşıya uymadı. Ne Rusya baskı altına alınabildi ne de Türkiye’ye ders verilebildi. Dahası, Ruslar iyiden iyiye güçlendi. Türkiye de Ukrayna ve Rusya arasında adeta köprü kurarak bizzat batılıların ifadesiyle “diplomatik zafer” kazandı. Çıkmaza giren tahıl krizini İstanbul’da imzalanan anlaşmayla çözdü. Cumhurbaşkanı, Ukrayna’ya giderek savaşı bitirmeye yönelik oldukça kritik bir adım attı.

    Dünyada dengeler değişiyor. 1980’lerde başlayan ve bugünlere kadar hükmünü icra eden yeni dünya düzeni yerini, yeni aktörlerin ön plana çıkacağı başka bir düzene devrediyor. Öyle görünüyor ki aktörlerin en önemlilerinden biri de Türkiye olacak.