İçeriğe geç
Ana sayfa » Blog » Çocuklarımızı Ekranlara Mahkum Etmeyelim

Çocuklarımızı Ekranlara Mahkum Etmeyelim

    Bilişimci yazar Orhan Toker, geçtiğimiz günlerde Charles A. Nelson gibi uzman nörobilimcilerin makalelerini tarayarak yayımlamış olduğu metinde, çocukların ilk 36 ayda neden ekranla tanışmaması gerektiğini takipçileriyle paylaşmıştı. Biz de haberi olmayan, duymayanlar için bu önemli içeriği paylaşalım istedik. Bebekler yaklaşık 100 milyar beyin hücresiyle doğarlar.

    36 ayda her saniyede 700 yeni beyin bağlantısı oluşur. 36 ay bittiğinde beyin gelişiminin %80’i, 60 ayın sonunda da %90’ı tamamlanır. Bu gelişim sürecinde dijital uyarılara maruz kalmak dikkat eksikliğinin birinci nedenini oluşturur. Ayrıca çocukların kafatası yetişkinlerinkine göre hem daha ince hem de daha geçirgendir. Yani dijital cihazların yaydığı radyasyon dalgalarını 10 kat daha fazla emer. Radyasyon dalgalarının zararlarını zaten biliyoruz.

    Bir diğer neden ise onların ekran sürelerine ayırdıkları zaman… Onlar ekranda oyun oynarken, çizgi film izlerken, görüntülü görüşme yaparken yahut fotoğraflarını, videolarını izlerken ebeveynleriyle iletişim halinde olmazlar. Anne ve babaya güvenli bağlanma sürecinde uzun soluklu aralar vermek ebeveyn çocuk ilişkisini zedeler. İletişim becerilerinin geliştiği bu dönemde yetişkinlerle karşılıklı etkileşim halinde göz kontağı kurma ve dinleyip taklit etme süreci ellerinden alınmış olur. Çocuk dil becerisini ekrandan değil, çevresindeki canlı bireyler aracılığıyla kazanır.

    Çocukların ekran yerine tahta bloklar, kum, çamur, tüylü oyuncaklar gibi motor becerilerini geliştirecek materyallere ihtiyaçları vardır. Ekrana bağlı çocukların yalnızca zihinsel değil, fiziksel gelişimleri de sekteye uğrar. Emekleme, sallanma, yürümeye çalışma her çocuğun doğal sürecidir. Bu süre ne kadar olağan seyrederse dikkat gelişimleri de bir o kadar olağan gelişir.