İçeriğe geç
Ana sayfa » Blog » Kağıdın Tarihi: Avrupa’ya ve Anadolu’ya Gelişi

Kağıdın Tarihi: Avrupa’ya ve Anadolu’ya Gelişi

    Medeniyetin yazının bulunuşu ile ilişkilendirilmesi doğaldır. Lakin yazının pek çok yere kolaylıkla ulaştırılamaması yazı-medeniyet ikilisini eksik bırakır. Bu nedenle hamur haline getirilmiş türlü bitkisel maddelerden yapılan; kuru, ince tabaka olarak tanımlanan kağıdın bulunuşu ayrı bir önem arz eder. Kullanılmadığı yer yok gibidir kağıdın. Bunca yaygınlığına rağmen farkında değilizdir kıymetinin. Varlığı ezberimiz olmuştur, yokluğu aklımıza dahi gelmez. Fakat bir zamanlar yoktu dünyada.

    Kağıdın Bir Kimliği Var

    Kimlik kağıtlarımız vardır, az çok bizi anlatır. Haliyle kağıdın da bir kimliği vardır, ta milat sonrası 105 yılına tarihlenen. Gerçi bu tarihten öncesi de vardır, yazı yazmak için, malzemesi bölgeden bölgeye farklılık gösteren ve her halükarda kağıdın yerini tutan bazı materyaller kullanılmıştır. Eski Mezopotamya’da kil tabletler, Eski Mısır’da papirüs, Roma ve Orta Çağ’da parşömen olarak adlandırılan malzemeler, bunlara örnektir.

    Papirüs, Mısır’da Nil Deltası’nda yetişen “cyperus papyrus” adlı su bitkisinin gövdesinden yapılan bir tür kağıttır. İngilizce kağıt anlamını taşıyan “paper” kelimesi “papirüs” kelimesinden türetilmiştir. M.Ö. 5. asırda Bergama’ya konulan papirus ambargosu üzerine keçi ve koyun derisinin terbiye edilmesiyle meydana gelen yeni yazı malzemesine ise “bergama işi” manasında “pergamen” denilmiş ve bu kelime zamanla parşömen şeklini almıştır.

    Çinliler kağıda “ku-chih” (ku-şi) demişler. Bazı araştırmacılara göre bu kelime önce Çinceden Farsçaya, oradan da Arapçaya geçmiştir. Fakat Araplar kağıda çoğunlukla “kırtas” derler. Kağıt kelimesinin Uygurca “kağat” veya “kağaş”tan geldiğini söyleyenler de vardır. Bu bilginin aksine kağıt anlamında kullanılan “kağat ve kağaz” kelimelerinin Uygurca değil, Türkçe olduğu da söylenir. Üstelik bazı Türk lehçelerinde ağaç kabuğu anlamı taşıyan kağaş kelimesinin varlığı ve Kaşgarlı Mahmud’un Divan-ı Lügati’t Türk’te “kadız/kazız” kelimesini kağıt manasıyla vermesi, ileri sürülen bu bilgiyi güçlendirmektedir.

    İpek Yoluyla Avrupa’ya

    Kullandığımız kağıdın M.S. 105 yılında, Çin’de bir saray hizmetçisi olan Tsi’ai Lun tarafından; ağaç kabuğu, kenevir parçaları, eski keten kumaşlar ve balık ağları kullanılarak icat edildiği genel kabul görür. Uzun süre sadece Çinliler tarafından bilinen kağıt, ticaretin gelişmesi ve İpek Yolu vasıtasıyla Orta Asya’ya taşınmıştır. Abbasiler 751 yılında bugünkü Kırgızistan sınırları içinde kalan Talas Nehri civarında Çin ordularıyla girdiği savaşı kazandı ve esir alınan Çinli kağıt ustalarından kağıt yapımını öğrendiler. Abbasiler döneminde kağıt üretimi önce Bağdat’ta başladı. Ardından 800’de Şam’da, 950’de Kahire’de, 1050’de Kartaca’da ve Endülüs’te kağıt üretildi. Kağıt üretim tekniğinin Avrupa’ya geçmesi ise Endülüs Emevileri sayesinde İspanya üzerinden gerçekleşti. Böylece İtalya 1268’de, Fransa 1328’de, Almanya 1390’da, Polonya 1491’de, İngiltere 1494’te, Rusya 1578’de ve ABD 1690’da kağıt üretmeye başladı. Batıda üretimine başlandıktan kısa bir müddet sonra kağıtlara bir nevi marka yerine geçecek, ışığa tutunca görülebilen ve “filigran” (su damgası) denilen çeşitli şekil ve yazılar konuldu.

    Kağıdın Anadolu’ya Gelmesi

    Kağıt, Anadolu’ya 8. yüzyılda Müslümanlar vasıtasıyla girdi. Kağıdın Osmanlılardaki üretim tarihi ise kesin olarak bilinmiyor. Farklı zamanlarda üretim çalışmaları yapılmışsa da müspet bir sonuç alınamamıştır. 14. asrın ikinci yarısından itibaren Venedik tacirleri kanalıyla gelen İtalya kökenli kağıtlar Osmanlı piyasasını tuttu. Bu tarihten önce doğu ve batı menşeli kağıtlar kullanıldı. Bunlar arasında en çok tercih edilenleri Hind Abadisi Semerkandi de denilen “Buhara Kağıdı, Elikome/Alikurna Kağıdı, Hatai Kağıdı ve Japon Kağıdı”dır. 16. ve 17. yüzyıllarda kullanılan başlıca kağıt türleri ise sultani, abadi, islambol, ay ve alem damgalı kağıt ve helva kağıdıdır.

    Doğudan gelen ve daha pahalı olan kağıtlar daha çok hat yazımında ve sanat eserlerinin yapımında kullanıldı. Devlet işlerinde ve diğer alanlardaysa daha ucuz ve bol olan batı kökenli kağıtların kullanılması neredeyse adet olmuştu. Haliyle ithalata dayalı bu ortamda kağıt üretimi gelişmemiş, buna karşılık kağıt işleme zanaatı oldukça ilerlemişti. Osmanlı Devleti’nde bilinen ilk kağıt imalathanesi Yalova’da açıldı. İbrahim Müteferrika, 1741’de Yalova’da (Yalakabad) bir kağıt imalathanesi kurmak için teşebbüse geçmiş ve bu amaçla Lehistan’dan kağıtçı ustaları getirtmiştir. Cumhuriyet dönemindeyse ilk olarak 1936’da İzmit Kağıt Fabrikası açıldı. Daha sonra SEKA’ya bağlı Çaycuma, Aksu, Dalaman, Afyon, Akdeniz, Balıkesir, Kastamonu fabrikaları kurularak ülkenin kağıt ihtiyacı karşılanmaya çalışıldı.

    Dallardan Hamura Kağıt Yapımı

    Geleneksel kağıt yapımı işleminde ana malzeme dut ağacı dalı ya da pamuklu paçavra, ketendir. Kullanılan aletlerse tekne, tokmak, kazan, spatula, elek, fırça, bez ve dibektir. İlk olarak budanmış ağaç dalları sekiz saat süreyle kaynatılır. Kaynayan bu dallar yumuşayınca bıçak ya da spatula yardımı ile odunsu yapısından ayrılır. Buna “soyma” işlemi denir. Soyulan dallar bir dibekte altı saat dövülür, malzeme hamur halini alır. Elde edilen hamur su dolu teknenin içine konulup, bekletilir. Dikdörtgen tel bir süzgeç ve ahşap kasnak iki el yardımıyla suya daldırılıp, kağıt çıkartılır. Akabinde ahşap kasnak ve süzgeç, pamuklu kuru bir bez üzerine yatırılarak sünger yardımı ile beze aktarılır. Bez askıya asılır ve kağıt kurumaya bırakılır.

    Eğer kağıt bir süsleme sanatında kullanılacaksa kağıtta oluşan pürüzleri kapatmak için “ahar”lama işlemine tabi tutulur. Aharlanan kağıt kurutulur. Kağıdı düz bir hale getirmek için ise “pres” kullanılır. Yüzeyi doyurulan kağıda parlaklık kazandırmak içinse “mühreleme” yapılır.

    Faydalanılan Kaynaklar: Esra Demiröz, “İslam Coğrafyasında Kağıt Üretimi: Bir Tipoloji Çalışması”, F.S.M Vakıf Üni. Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 2020; Erol Hacıoğlu, “Kağıdın Öyküsü”, Eskişehir, s. 279-293; Osman Ersoy, TDV İslam Ansiklopedisi, Kağıt maddesi.