Uluslararası organizasyonlar; ürettiği ekonomi, ülke tanıtımına katkısı, kültürler arası etkileşim gibi sebeplerle büyük önem taşıyor. Ev sahibi ülkeler yatırımlarının karşılığını parasal olarak çoğunlukla alamasa da uzun vadeli etkileri bakımından önemli bir iş yapmış oluyorlar. Dünya kupası da bu açıdan en önemli organizasyonlardan biri. Futbolun dev bir endüstriye dönüştüğü bugünün dünyasında dünya kupasına milyonlarca insanın gösterdiği ilgiye şaşırmamak gerekiyor. Bu yıl dünya kupası Katar’da düzenleniyor. Katar devleti organizasyon öncesinde öyle bir karar aldı ki, diğer bütün yapılanlar bu kararın gölgesinde kaldı.
Katar, organizasyon sırasında alkol satışını yasakladı. Bu kapsamda önce organizasyona sponsor olan alkol firmalarından birinin tribünlerde daha az görünmesini talep etti. Firma ise maçların yapılacağı sekiz stadyumda her maçtan üç saat önce ve bir saat sonra alkollü içki satabilmeyi planlıyormuş. Ancak alınan karar gereği stadyumların içinde ve çevresinde alkol satışı yapılamayacak. Sadece uzak bölgeler için izin verilecek.
Dünyanın dört bir yanından maçları izlemek için gelenler için bu karar sürpriz olmuş görünüyor. Bazı taraftarların biletleri iade etmek istediği bile söyleniyor. Konuyla ilgili tartışmalarda “Katar muhafazakârlığı” sebebiyle böyle bir kararın alındığına yönelik bazı imalar var. İşin içinde dinî hassasiyetler meselesi mutlaka vardır. Bununla birlikte güvenlik, halk sağlığı ve düzeni gibi başka sebepler de var. Çünkü benzeri uygulamaların önemli maçlarda başka ülkelerde de yapıldığını okuyoruz. Katar’daki uygulamanın tartışılması ise elbette ülkenin Müslüman olmasıyla ilgili. Keşke bütün İslâm ülkeleri bütün dünyanın karşısına geçip İslâm’ın gereklerini uygulamada asla taviz vermeceklerini gösterse. Şu çok net: Müslümanlar inancı ve davası için cesaretle ayağa kalktığı nispette güçlenecek.
