Dünya büyük bir doğalgaz krizi ile mücadele ediyor. Aslına bakılırsa edemiyor. Ucuz ve kaliteli enerjinin kaynağını elinde bulunduran Rusya, Ukrayna krizi nedeniyle karşısına dikilen Avrupa ülkelerine kendince sıkı bir ders veriyor. Parası olsa dahi ısınma ihtiyacını bile karşılayamayacak Avrupalı devletler için kış zor geçecek. Sürecin etkileri maalesef sadece Avrupa özelinde de değil, dünya genelinde hissediliyor. Doğalgaz fiyatlarındaki artış, ham maddeden tüketim malzemelerine kadar her şeyi etkiliyor. Domino etkisi gösteriyor ve dünyada ciddi bir ekonomik dalgalanmaya neden oluyor. Yirmi yıl önce enerji şimdiki kadar önemli değildi belki de. Teknolojinin ilerlemesi yeni ihtiyaçları ortaya çıkardı. İhtiyaçların çeşitlenmesi insanoğlunun enerjiye duyduğu ihtiyacın hacmini genişletti. Dolayısıyla bugün enerji kartını elinde bulunduran, oyunu baştan kazanmış oluyor bir bakıma. Türkiye de enerjiye çok büyük miktarda harcama yapıyor.
Karadeniz ve Doğu Akdeniz’de yapılan doğalgaz ve petrol çalışmaları önemli. Eğer çıkarılacak doğalgaz ve petrol ihtiyacı karşılayacak, dahası ihraç edilecek kadar çok olursa, Türkiye için yepyeni bir sayfa açılacağını gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz. Uluslararası ilişkilerde yaşanan gelişmeleri, inişleri ve çıkışları, Türkiye’ye yönelik dostlukları ve düşmanlıkları bu çerçevede değerlendirmeliyiz. Enerji gibi bir kozu eline geçirenin bölgesel olmaktan çıkıp küresel güce dönüşeceği ortamda, Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve Karadeniz’deki çalışmalarında başarılı olması düşmanlarını rahatsız ediyor. Karadeniz’deki doğalgaz çalışmalarında artık sona gelindiği açıklandı. 2023’te evlere ulaştırılacağı söylenen Karadeniz doğalgazı küresel siyasette dengeleri etkileyecek. Ve eğer Türkiye çalışmalarını kararlılıkla sürdürürse uluslararası siyasetin en önemli aktörlerinden biri haline gelecek.
