İçeriğe geç

Öfke Sağlığımızı Nasıl Etkiliyor?

    Pehlivan, güreşte insanları yenen değildir. Asıl pehlivan, öfke anında kendisine hakim olandır” (Buhari, Edeb, 76) buyuruyor fahr-i kainat Efendimiz. Atalarımız da “Öfke gelir göz kararır, öfke gider yüz kızarır” demiş. Şimdi bu öfke duygusu neden olur, nelere sebep olur, yenilip yutulması için neler yapılır bir düşünüyor insan. İşin sonunda hem pehlivan olmak hem de yüz kızartıcı bir işten kurtulmak var nihayetinde. Uzm. Psikolog Buğra Serdaroğlu’nun konuyla ilgili yayınladığı araştırma sonuçları, oldukça ilginç detaylar içeriyor. Örneğin, sürücülerin %80’i öfke problemleri nedeniyle trafik kazalarına karışmakta. Her iki kişiden biri bilgisayar başında sinirlendiğinde bilgisayara vurmakta. Her 100 saldırıdan 90’ı ise öfke nedeniyle gerçekleşmekte. Genç yetişkinlerin %63’ü öfkelerini zarar vererek, tehdit ederek veya şiddete başvurarak gösteriyorlar. “Öfke sağlığımızı nasıl etkiliyor?” sorusunun cevabı ise oldukça geniş: Felç riski, ritim bozukluğu, şekerin aniden yükselmesi yahut düşmesi, migren atağı ve hatta bağışıklık sistemi bozuklukları, metabolizma bozuklukları… Öfkenin kötü seçimler yapmayı, sosyal ilişkilere zarar vermeyi ve şiddeti tetiklediği de genel itibariyle bilinen sonuçlarından. Her beş kişiden biri öfkesini kontrol etmekte zorlanırken altta yatan neden çoğunlukla reddedilmiş ve aşağılanmış hissetme, kıskançlık ve korku gibi duygulardır. Peki, tüm bu duyguları hissettikten ve öfkelendikten sonra sakinleşmek mümkün mü? Elbette mümkün. Peygamber Efendimiz (aleyhi’s-salatu ve’s-selam) bizlere şu tavsiyede bulunmuş: “Biriniz öfkelendiğinde, ayakta ise otursun. Yine sakinleşmezse yanı üzere yatıversin.” (Ebu