İnsan kafasında sinüs adı verilen boşluklar vardır. Bu boşluklarda hava vardır. Aynı zamanda bu boşluklar kafanın ağırlığını azaltır. Sesimizin tınısını da ayarlıyor. Bu yüzden hepimizin sesi farklı. Bu boşlukların sayısı, hacimleri, büyüklükleri ses tınısını farklılaştırıyor. Sinüslerdeki tıkanmalarda sesimiz bu yüzden değişiyor. Kafamızda yedi tane boşluk var. İki tanesi alnımızda, iki tane gözümüzün iç yanındakiler, iki tanesi yanağımızda ve bir tanesi de kafamızın ortasında kalıyor. Her nefes alışımızda akciğerimize gidiyor ve sonrasında burnumuzdan çıkıyor. Havalanmanın bozulduğu bir durumda bir enfeksiyon veya iltihaplanma oluyor. Buna da sinüzit denir. Bu havalanmanın bozulması ya kendiliğinden açılacak ya da bir doktor yardımıyla olacaktır.
Toplumumuz tarafından her baş ağrısı sinüzit olarak adlandırılır ama bu yanlıştır. Her ağrı sinüzit değildir. Çoğu zaman migrenle karıştırılır. En önemli belirtisi kafadaki dolgunluk hissidir. O bölgede bir tıkanıklık söz konusudur. Burun akıntısı ve nefes alamama da beraberinde gelir. Sinüzit dört hafta kadar sürerse akut sinüzit, dört haftadan fazla sürerse kronik sinüzit adı verilir. Sinüzit nedenleri olarak sigara ve tütün kullanımı, burun yapısındaki anormallikler, alerji, burna kaçan yabancı cisimler sayılabilir. Sinüzit ağrılarında genellikle geniz akıntısı, ağız kokusu, yüzde kas üzerindeki ağrılar, kuru öksürük, diş ağrısı sinüzit belirtileridir. Tedavi yolları da vardır.
Bunları şöyle sıralayabiliriz: Burun damlaları, ağrı kesiciler, sıcak su ve nane yağını karıştırmak, baharatlı yemekler, tuzlu su ile burun temizliği. Sinüzitten korunmak için rüzgârda fazla kalınmamalı, toz ve buhar olan ortamlardan uzak durmalı, soğuk su ile duş alınmamalı, yüze bez yardımıyla sıcak kompres uygulanmalı, bulunduğunuz ortamın nem ve hava oranına dikkat edilmeli, dışarıya ıslak saçla çıkılmamalı, burun ile ilgili sorunlar tedavi edilmelidir.
