İçeriğe geç
Ana sayfa » Blog » Alçak Gönüllü Olmak

Alçak Gönüllü Olmak

    Her müslümanın sahip olması gereken güzel huylardan biri de alçak gönüllü olmaktır. Büyüklük taslamamak, böbürlenmemek gerekir. Alçak gönüllülüğe mütevazı olmak da denir. Zıddı ise kibirlenmektir. Kibir kötü, mütevazı olmak ise güzel ahlâktır. Dinimiz kibirlenmekten sakındırmış, her daim alçak gönüllü olmayı nasihat etmiştir.

    Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem kibirlenmeyi, övünüp böbürlenmeyi yasaklamıştır. Bir hadisinde şöyle buyurmaktadır: “Şüphesiz ki Allah Teâlâ bana, ‘Tevazu sahibi olun, öyle ki hiç kimse kimseye karşı övünüp kibirlenmesin’ diye vahyetti.”

    Kimin kimden üstün olduğu Allah katında gizlidir. Kişi kendisini başkasından üstün görüp durur, belki de karşıdaki kendisinden üstündür. Bunu insan bilmez ve tayin de edemez. Ayette mealen şöyle ikaz edilmektedir: “Ey iman edenler! Bir topluluk başka bir toplulukla alay etmesin; umulur ki onlar kendilerinden daha hayırlı olabilirler! Birtakım kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler! Belki onlar da kendilerinden daha hayırlıdır.” (Hucûrât, 11)

    Allah Resulü’nün tevazu ahlâkı

    Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem, yaratılanların en şereflisi, en üstün meziyetlere sahip olmasına rağmen her zaman mütevazı olmuştur. Allah Resulü çocuklara selam verir, onlarla muhatap olur, konuşur, sıkıntılarıyla ilgilenir, kendisine ait bir kuşu ölen çocuğa bile kuşunu sorar, üzüntüsüne ortak olduğunu dile getirirdi. Fakirlerin sofralarına oturur, zengin fakir, efendi köle, genç yaşlı, kadın erkek, sınıf makam farkı gözetmeksizin herkes onun yanına gelebilir, rahatlıkla görüşebilirdi. Hatta herhangi biri Peygamber Efendimizi bir yere götürmek istese alır götürür, Efendimiz de onunla gideceği yere beraber gider, sıkıntısını giderirdi.

    Hz. Enes radıyallahu anh şöyle demiştir: “Medine’nin hizmetçilerinden biri Resulullah’ın elinden tutar, onu istediği yere kadar götürürdü.”

    Resulullah sallallahu aleyhi vesellem, sadece zengin ve makam sahibi kişilere itibar edildiği, kadın, çocuk, hizmetçi, fakir ve zayıfların insan yerine bile konmadığı bir zamanda herkese kıymet vermiş, hayatlarına dokunmuş, dertlerine derman olmuş ve çok sevilmiştir.

    İnsanı yücelten ahlâk

    Alçak gönüllü olmak insanı alçaltmaz, aksine yüceltir. Peygamber Efendimiz “Kim Allah için tevazu ehli olursa Allah onu yüceltir” buyurmaktadır. Kişiliği oturmuş, olgun ve kâmil insanlar bu karakterde kimselerdir. Kibirlenmez, hava atmaz, caka satmaz, kendilerini üstün tutmazlar, davranışları mütevazıdır.

    Kendilerini herkesten üstün görenler ise hemen fark edilir ve kimse tarafından sevilmezler, çok iticidirler. Onun arkadaşları ve çevresi de sadece kendisi gibi kendini beğenmiş kişilerden oluşur. Alçak gönüllü olanları ise arkadaşları, komşuları, akrabaları, herkes sever. Dünyada da sevilir, ahirette de… Allah Teâlâ da razı olur kullar da…

    Kibirliden uzaklaşmak

    Kibirli, kendini beğenmiş kişiler hep kendinden bahseder. Güya başkaları ondan daha düşük seviyededir, daha değersizdir, her şeyin en iyisini bilen ve yapan odur. Bu kişilerle arkadaşlık kuran, oturup kalkan, sürekli onların kibir dolu hikâyelerini dinler. O da zamanla kendinden bahsetmeye, üstünlüklerini, başkalarından nasıl daha değerli ve önemli olduğunu anlatmaya başlar.

    Alçak gönüllü kişilerle arkadaş olmak gerekir. Onların örnek alınacak halleri, övülecek davranışları, güzel meziyetleri olsa da kendilerini herkesten daha aşağıda görürler. Bunu gözlemleyen kişi de zamanla onlar gibi olur.

    Allah dostlarını seven, dergâhlarına gidip gelen kişiler de alçak gönüllü olurlar. Onların meclisinde herkes çok edepli ve tevazu halindedir. Başkasına hürmet, öncelemek, hizmet etmek en büyük meşguliyettir.

    Tevazuyu hayatımızın şiarı yapmalıyız. Okulda, işyerinde, arkadaş meclisinde başkaları bizi övse de tevazuyu elden bırakmamalıyız.