Şanı yüce Allah, alemi yaratmayı irade buyurduğunda, ilk önce Hazreti Muhammed’in sallallahu aleyhi ve sellem nurunu yarattı. O nurdan da dört dallı bir ağaç yarattı ve yakin ağacı diye adlandırdı. Yine Hazreti Muhammed’in sallallahu Ali ve sellem nurundan bir tavus yaratıp onu yakin ağacın üzerine yerleştirdi. Bu Tavus, 70.000 yıl kadar bu ağacın dalında durdu. Yüceltme, övme, kutsama ve takdir de bulunuyordu.
Yine, Hazreti Muhammed’in sallallahu aleyhi ve sellem nurundan bir ayna yaratıp yakin ağacının dallarından birinin üzerine yerleştirdi ve tavusa bu aynaya bakması emredildi. Tavus, aynaya baktığında kendi şeklini gördü. Hemen beş kez secdeye vardı. Peş peşe beş vakit namaz ondan farz oldu.
Başını beşinci secdeden kaldırdığında tekrar baktı, yüzünü tekrar aynada gördü ve terledi. Yaratıcı, tavusun başındaki terden melekleri yarattı. Yüzündeki terden Arşı, Kürsi, levha ve kalemi, yıldızları, küreyi ve örtüleri yarattı.
Göğsünün terinden peygamberleri, velileri, âlimleri ve salihleri yarattı. Sırtının terinden Beytül Mamuru, Mekke’yi, Kudüs’ü ve dünyada var olan ve olacak diğer mescitler yarattı. Kanatlarının telinden, İslam ehlinin yarattı. O tavusun kuyruğunun telinden lanetli kâfirleri yarattı. Ayaklarının terinden ailemin doğusundan batısına kadar olan yerleri yarattı.
Ondan sonra yüce Allah, üstün ilahlık gücünü göstermek için ruhları yarattı. O ruhlara, Resullah’ın sallallahu aleyhi ve sellem nurunu aralarına alıp yüceltme ve ulama ile o Muhammet’i Nur’un etrafında durup yüce Allah’ı yüceltme, övme kutsama ile meşgul olmalarını emretti. 100.000 yıl kadar bu buyrukla hareket ettiler.
Daha sonra tüm ruhlara, Muhammed’i nura bakmalarını emretti. Ruhlar, işittik ve itaat ettik diyerek, onura bakıp Muhammed’in nuru eksiksiz ve kusursuz olarak gördüler.
Bu ruh sahiplerinden, mübarek başını gören kimseler, hilafet ve saltanat makamına layık oldular. Kaşlarını görenler, ressamlık makamına layık oldular. Gözlerini görenler, yüce Kuranı okumaya ve ezberlemeye layık oldular.
Mübarek yanaklarını görenler, güzellik ve iyi huy sahibi oldular. Mübarek burnunu görenler, hekimliğe layık oldular. Mübarek dudaklarını görenler, Fesahat ve belağata layık oldular. Mübarek dişlerini görenler, vezirlik ve işlerini öğretmeye layık oldular. Mübarek dilini görenler, zikir yapmaya layık oldular.
Mübarek boynunu görenler, vaizlik ve müezzinliğe layık oldular. Mübarek bileklerini görenler, savaşçılara layık oldular. Mübarek sırtını görenler arzularına ulaşmayı layık oldu. Mübarek parmaklarını görenler, hattatlık ve yazarların layık oldular. Mübarek parmaklarının arasını görenler, manifaturacılığa ve terziliğe layık oldular.
Mübarek elinin arkasını görenler cimri oldular. Mübarek avucunu görenler, cömertliği layık oldular. Mübarek göğsünü görenler, ilim ve amele layık oldular. Mübarek göbeğini görenler, yöneticilik ve dini hükümlere göre hükmetmeye layık oldu.
Mübarek ayaklarını görenler, tüccarlığı ve kıvrak zekalıya layık oldular. Mübarek gölgesini görenler, pusulaya layık oldular. Tövbesiz ölen Allah korusun kâfirler vefasızlar ise hiçbir şeyini göremediler. Alemin yaratılış sebebi budur. En iyisini bilen Allah’tır.
