İçeriğe geç
Ana sayfa » Blog » Allah Rasulü Büyüklerimize Saygılı Olmayı Emrederdi

Allah Rasulü Büyüklerimize Saygılı Olmayı Emrederdi

    Mekkeyi Kan Dökmeden Fetheden Komutan Hz. Muhammed

    Yüce Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’in kalbi olan Yasin suresinde şöyle buyuruyor: “Kime uzun ömür verirsek onu yaratılış itibariyle tersine çeviririz (kuvvetini azaltırız). Hala düşünmeyecekler mi?” (Yasin, 68)

    Kuşkusuz yüce Mevlamız, bu ayet-i kerimede akıl sahiplerinin ibret almalarını murat etmektedir. Zira insan fani dünya hayatının nasıl geçtiğini anlayamıyor. Zaman öyle hızlı geçiyor ki insan nasıl ihtiyarladığının farkına bile varmıyor. Saçlar ağarıyor, beller bükülüyor, tıpkı ilk doğduğunda olduğu gibi güçsüz ve muhtaç duruma düşüyor. Artık işlerini ve ibadetlerini gençliğinde olduğu gibi rahatlıkla yapamıyor; sahip olduğu güç, güzellik ve nice nimetler elden yavaş yavaş gidiyor. Rabbimiz bizleri farz ibadetlerimizi yerine getiremeyecek derecede zayıf ve rezil duruma düşürecek ihtiyarlıktan muhafaza eylesin. Nitekim Allah Rasulü (aleyhi’s-salatü ve’s-selam) ömrün en düşkün dönemi olan bunaklıktan Allah Teala’ya sığınmıştır. (Müslim, Zikir, 52)

    Hak Teala, ihtiyarlıktan başka her hastalığın devasını yaratmıştır. (İbn Mace, Tıb, 1) İhtiyarlık, Rabbimizin bir kanunu. Önemli olan insanın sağlığında, gücü kuvveti ve gençliği yerindeyken ömrünü gereği gibi değerlendirmesi ve hayırlı geçirmesidir. Çünkü nefsine zulmederek ömrünü zayi edip ateşe giren kimseler pişman olacaklar, ayet-i kerimenin ifadesi ile, öldükten sonra iyi işler yapmak için tekrar dünyaya dönmek isteyerek feryat edecekler fakat Allah Teala onlara: “Sizi, düşünüp öğüt alacak kimsenin düşünüp öğüt alabileceği kadar yaşatmadık mı? Size uyarıcı da gelmişti” (Fatır, 37) buyuracak. Aziz ve Celil olan Allah, bizleri bu duruma düşmekten muhafaza eylesin. Bize bahşedilen bu kıymetli ömrümüzde ibret almayı, uyarıcımız olan Peygamber Efendimizin uyarılarına kulak verip O’nun yolundan gitmeyi, ömrümüzü en güzel şekilde salih ameller işleyerek değerlendirmeyi nasip eylesin. Nitekim Rasulullah (aleyhi’s-salatü ve’s-selam) “Kim saç ve sakalını Allah yolunda (çalışırken) ağartırsa, bu (beyazlık) kıyamet günü kendisi için nur olur” buyurmuştur. (Tirmizi, Fedailül-cihad, 9)

    Sevgili Peygamberimiz (aleyhi’s-salatü ve’s-selam) ihtiyarlıkla ilgili başka bir hadislerinde, büyüklerinin saygınlığını tanımayan kimselerin kendisinin yolunda olmadığını haber vermiş, (Ebu Davud, Edeb, 65) gençlere ise şu tavsiyede bulunmuştur: “Bir genç, ihtiyar bir kimseye yaşından dolayı hürmet ederse, Allah da ona yaşlılığında kendisine hürmet edecek birisini hazırlar” (Tirmizi, Birr, 75).

    Bizler de ömrümüzün sonunda hürmet ve saygı görmek istiyorsak, büyüklerimize saygıda kusur etmemeliyiz. İhtiyar olan bu kimseler anne babamız veya nine ve dedemiz ise daha çok hürmet göstermeli, meşru bir talepte bulundukları zaman “öf” bile dememeliyiz. Bilakis onlara merhamet ederek tevazu kanadını indirmeli ve “Rabbim! Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara merhamet eyle” (İsra, 23-24) diye dua etmeliyiz. Selam ve dua ile Yüce Rabbimize emanet olunuz.