İçeriğe geç
Ana sayfa » Blog » Bayezid-i Bistami kuddise sirruhu Kimdir?

Bayezid-i Bistami kuddise sirruhu Kimdir?

    Allah dostlarının kabirlerini ziyaret ederken dünyanın gelip geçici olduğunu, kendisine bel bağlamamamız gerektiğini yalın bir şekilde hatırlarız. Önemli olanın ahiret ve güzel kulluk olduğunu derinden hissederiz. Bu zatlar kalplerini dünya sevgisine kapatmış, Allah Teâlâ hazretlerine dost olmuştur. Allah Teâlâ da kendine dost kabul buyurduğu veli kulları müminlere sevdirmiştir.

    Allah dostları hayatlarında da vefat ettikten sonra da müslümanlara berekettir. Müminler onları ziyaret ederek huzur bulur, ahireti hatırlar. Geçmişine tövbe eder, kimi de Mevlâ’ya onların yanında yalvarıp yakarır, derdine çare arar. Bu yüzden onların kabirleri sıklıkla ziyaret edilir. Fatihalar, Yasinler, Kur’an tilavetleri merkadlarından eksik olmaz.

    Büyük velilerden bazıları vardır ki kendilerine bir tane değil birçok türbe nispet edilmiştir. Sarı Saltuk, Yunus Emre, Şehabeddin Sühreverdi, Hasan Harakani, Şemsi Tebrizi, Bayezid-i Bistami bunlardandır. Allah Teâlâ cümlesinin sırlarını ali eylesin. Her birinin Anadolu’da makam türbesi vardır. Bayezid-i Bistami hazretlerinin makamı da mahzun şehrimiz Hatay Kırıkhan’dadır.

    Sultanü’l Arifin

    Bayezid-i Bistami hazretleri İslâm’ın ilk asırlarında yaşamıştır. Bugünkü İran’ın Horasan eyaletinde, Bistâm beldesinde doğmuştur. Asıl adı Tayfur’dur. Bayezid ise künyedir. Künye Arap coğrafyasında bir kişinin oğlunun, kızının ya da ceddinin adıyla anılmasıdır. Mesela Bayezid, Ebu Yezid kelimesinden gelir. Yani Yezid’in babası anlamındadır. Bu isim Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellemin sahabisi Hz. Muaviye radıyallahu anhın künyesidir. Osmanlı padişahlarımızda ve milletimizde yer alan Bayezid ismi bu sahabi efendimize dayanır.

    Bayezid-i Bistami hazretlerine Bistamlı anlamında Bistami denilmesi doğduğu yer nedeniyledir. Ayrıca zahiri ilimlerde ve gönül ilimlerinde ulaştığı yüksek mertebe nedeniyle sultanü’l-arifîn (ariflerin sultanı), pîr-i Bistâm (Bistam beldesinin piri) gibi ünvanlarla da anılır. Zamanının en büyük âlim ve sufilerindendir. Sadece yaşadığı beldeyi değil bütün İslâm alemini etkilemiştir. Söz ve nasihatleri asırlardır dilden dile, gönülden gönüle ulaşmıştır. Bugün bile herhangi bir İslâm coğrafyasında bir tekkeye uğrasanız sohbet esnasında ondan bahsedildiğini duyabilirsiniz. Hicri 234 miladi 848 yılında Bistam’da vefat etmiştir.

    Hatay Kırıkhan’daki makam

    Hocam Bistam’da yaşayıp Bistam’da vefat etmiş bir zatın Hatay ilimizle ilgisini anlayamadık dediğinizi duyar gibiyim. İslâm coğrafyasındaki türbelerin az bir kısmı makamdır. Yani ismi anılan zatlar zahiren buraya defnedilmemiştir. Makam yapılmasına çeşitli gerekçeler oluşmuştur. Bazen o zat belli bir yerde bir maksada binanen bir süre bulunur. Ondan sonra orada makam yapılır. Ya da onun torunları gelirler. O makam aslında torunlarının kabridir. Ya da hazret keşfen orada görülür. Tabi bunu herkes göremez. Kalp gözü açık salihler, mana ehli zatlar görür. Ziyaretler devam ettikçe, Fatiha ve Yasinler okundukça hazret manen orada bulunmaya devam eder. Böylece ziyaret eden gerçekte de onu ziyaret etmiş olur.

    Zaten bir zata Kur’an-ı Kerim okuyup hediye etmek için kabrine varmak zorunlu da değildir. Türbedeki kitabeye baktığımızda Bayezid-i Bistami hazretlerinin Kırıkhan’a gelip bu eski kalede çileye girdiği, yıllarca burada durduğu yazılıdır. Ayrıca başka kaynaklarda Bayezid-i Bistami hazretlerinin torunlarının bu bölgeye geldiği de kayıtlı. İşte bu veya farklı nedenlerle Hatay Kırıkhan’da böyle bir makam meydana gelmiştir. Bu vesileyle insanımız bu büyük zatı tanımış, kendini ona yakın hissetmiş ve senelerce ziyaret etmiştir.

    Türbenin konumu

    Türbe Hatay merkeze 60, Kırıkhan’a 9 km uzaklıktadır. Bulunduğu konum Osmanlı öncesi tekke zaviyelerinin karakteristik özelliklerini taşır. O dönem Horasan’dan gelen veliler şehirden uzak tepelere, korunaklı bölgelere, su kenarlarına yerleşir ve orada irşad ederlerdi. Buna örnek olarak Sarı Saltuk tekkesi, Şehy Edebali zaviyesini örnek verebiliriz. Burası da tam böyle bir yer. Maneviyatlı, havadar, yüksekte, korunaklı. Devletimiz 11 yıl önce türbeyi restore etmiş ve yollarını yapmış. Ziyaretçiler zorluk çekmeden ziyaretlerini yapıyor, maddi manevi huzurla dönüyordu.

    Bölgede yaşanan büyük depremden dolayı sahaya depremzedelere hizmete giden dervişler bu manevi zorluk zamanında bir Fatiha okuyarak bereketlenme ve Allah Teâlâ’ya dua etme için türbeye gittiklerinde türbe ve müştemilatının da depremden ağır bir şekilde etkilendiğini gördüler. Büyük bir üzüntü içinde sandukaları temizleyip depremzedelere hizmetlere geri döndüler.

    Allah Teâlâ Bayezid-i Bistami hazretlerinin makamını ali eylesin. Depremde vefat eden kardeşlerimize rahmet buyursun. Depremzede kardeşlerimize sabırlar ihsan eylesin. Bizlere de Bayezid-i Bistami hazretleri gibi zatların izinde bir ömür sürmek, kardeşlerimizin yaralarını sarmak nasip eylesin. Amin.