Merhaba Kıymetli Okur, Teknolojinin ve yapay zekanın hızla geliştiği bu zamanın insanları olarak her geçen gün yeni bir uygulamayla tanışır hale geldik. Bu uygulamaların bazısı insanın kullanımına sunularak işleri kolaylaştırmada bir araç işlevi görürken bazısı ise insanı araç olarak kullanıp veri toplama ya da uygulamanın ardında güdülen amacın bir parçası haline getirme maksadıyla karşımıza çıkabiliyor. Özellikle hassasiyetlerin sıfırlandığını ve ihtiyaca yönelik olması gereken bazı uygulamaların kullanıcıyı başkaca alakasız kuralları kabul etmeye zorladığını çokça görebiliyoruz. Yahut herhangi bir sorunumuzu, artık yakından tanış olduğumuz teknolojik uygulamalarla çözmenin yollarını arıyoruz. Bu gibi durumlarda aklımıza “Bir yazılımcı olsaydım…” ile başlayan cümleler gelmiyor değil. Biz de genç arkadaşlarımıza “Yazılımcı olsaydın ve akıllı cihazlarımız için dijital bir uygulama geliştirecek olsaydın, bu nasıl bir uygulama olurdu?” diye sorduk bu ay. Cevapların sevaplara tebdil etmesi duasıyla, sizleri genç arkadaşlarımın cevaplarıyla baş başa bırakıyorum. Hayırla kalın.
Çocukların Gelişimine Katkı Sağlayan Bir Uygulama
Bir uygulama geliştirecek olsaydım, bu uygulama 2-8 yaş aralığındaki çocuklar için bir oyun uygulaması olurdu. Çocukları oyalamak için çoğu zaman telefonlarımızı ellerine verip oyun oynatıyoruz. Fakat bu oyunların çocuklara yarardan daha çok zarar verdiğinin farkına varamıyoruz. Bu uygulamalar çocukları eğitmek, geliştirmek şöyle dursun maddi çıkarlar uğruna kendine bağımlı hale getiriyor. Dolayısıyla telefondaki oyunlarla büyüyen çocuklarda dikkat eksikliği, geç öğrenme, çabuk sıkılma ve sabırsızlık gibi davranışlar gözlemleniyor. Benim tasarladığım uygulama, çocukları oyunla her yönden geliştiren bir uygulama olurdu. Düşünmelerini sağlayan, yeteneklerini ortaya çıkartan, eğitim veren fakat aynı zamanda eğlenceli ve ilgi çekici bir uygulama. Düşünen, inançlı, bilinçli, yetenekli çocuklar geliştirmeye yönelik bir uygulama…
Sevgi Emma Sarr, İngilizce Mütercim ve Tercümanlık
Depreme Karşı Erken Uyarı Sistemi
Bizi yasa boğan çok büyük 2 deprem geçirdik ülkece. Bir yazılım öğrencisi olarak bu zaman zarfında depremle alakalı bir uygulama geliştirmek içime dert olmuştu. Japonya’da olduğunu bildiğim ve keşke bizde de olsa dediğim bir uygulamaydı bu. Bu uygulama Japonya’da nasıl işliyor tam olarak bilemiyorum ama ben şöyle olmasını isterdim: Uygulamaya giriş yapan herkesin 3 adet konum tanımlama hakkı bulunuyor. Uygulamanın, fay hatlarındaki enerjiyi takip edebilen mekanizması sayesinde, seçilen konumlardan birinde deprem gerçekleşmeden önce, kullanıcılara tedbirlerini almaları açısından bildirim gidiyor. Bu bildirim sayesinde insanlar hızlı bir şekilde oldukları alandan dışarı çıkabilir, korunaklı bir yere sığınabilir ya da önceden hazırladıkları deprem çantalarını yanlarına alabilir. Bu belki de sadece birkaç saniye zaman kazandırabilir ancak saniyelerin bile ne kadar önemli olduğunu her depremde tekrar tecrübe ediyoruz. Bu vesileyle depremde vefat edenlere Allah’tan (celle celaluhu) rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.
Tuğba Varol, Yönetim Bilişim Sistemleri
Reklamları Göstermeyen Bir Uygulama
Biliyoruz ki akıllı cihazlardaki en büyük sorun kültürel ve dini dezenformasyona yol açan reklamlar, oyunlar, diziler vb. Burada reklamları öne çıkaracağım çünkü diğerlerini biraz daha kişinin kullanımına bağlıyorum. Peki, neden reklamlar? Çünkü reklamların algıyı oluşturmada kilit nokta olduğunu düşünüyorum. Benim uygulamam, reklamı virüs olarak algılayan ve izlememize engel olan bir uygulama olurdu. Öyle ki bu uygulama akıllı cihazlardaki reklamları biz görmeden algılayıp ekranı aniden karartarak telefonun sesini kısmalı ve reklam kendiliğinden geçmeli. Ama bunun mümkün olması için hem erişilebilirlik çok fazla olmalı hem de bu program ekrandaki bazı şeylere müdahale etmeli. Reklamlardan kurtulmamız mümkün değilse de en azından reklam varken “gözümüzü kulağımızı kapatalım” diye bir fikir sunuyorum. Sonuçta ilim öğrenmek için açtığımız bir videoda, bir işin haram olduğunu öğrendiğimiz esnada o haramın övüldüğü bir reklama muhatap olabiliyoruz.
Gülsüm Kurt, Ebelik
Yazılım Öğreten Bir Uygulama
Şayet bir yazılımcı olsaydım, yazılımı anlatan bir uygulama geliştirmek isterdim. Yapacağım bu uygulamada yazılım konusundaki incelikleri, önemli noktaları gösterirdim ve -bu yoldan geçtiğim için yaşamış olduğum zorlukları göz önünde bulundurarak- uygulamayı kullanacak kitlenin düzeyine göre sınıflandırırdım. Yazılım işini kolay anlaşılır ve en sade şekilde anlatırdım. Bu sayede uygulama, dünyadaki bazı ülkeler yazılım konusunda ilerlemişken ülkemizin de bu düzeye gelebilmesi ve bu alandaki eksikliklerimizi gidermemize yardımcı olurdu. Teknolojiye dair bilgilerin gençlerle paylaşılması ve bu bilgilere erişimi kolaylaştırabilmesi adına bu yerli uygulamam son derece faydalı olurdu.
Firdevs Rale Öztürk, Ebelik