Dünyada çok fazla hayvan bulunmaktadır. Bazı nedenlerden dolayı bu hayvanların nesli tükenme tehlikesi altındadır. Bu hayvanlara örnek olarak çita, Javan gergedanı, Sumatra orangutanı, Sumatra kaplanı, vaşak, leopar, macellan pengueni, deniz iguanası verilebilir
Bunlardan biri de kelaynaktır. Kelaynaklar başlarında tüy olmaması nedeniyle bu ismi almışlardır. Nesli tükenmekte olan hayvanların bu kategoriye girmesi için elliden az yetişkin bireyin kalması gerekir. İki yılda bir kırmızı liste yayınlanır.
Raporlara göre dünyada yaklaşık on altı bin hayvanın nesli tükenme tehlikesi içerisindedir. Kelaynaklar dünyada sadece Türkiye ve Fas’ta koruma altındadır. Kelaynakların bir kısmı ise Suriye’dedir.
Türkiye de ise Birecik’ te yani Urfa’da bulunur. Kelaynakların geçmişi Hz. Nuh tufanına kadar dayanır. Bu tufana 3 kuş dahil edilmiştir bunlardan biri de kelaynaktır, kelaynak baharın habercisi, bereketin sembolüdür. Kelaynaklar çok hassas hayvanlardır. İlkbaharda üreme sezonundadır.
Tarımda zararlı haşeratları yer ve böylece ilaçlamaya gerek kalmaz. İslam’dan önce bu kuşların kutsal olduğu biliniyor, özellikle mitolojik açıdan önemli bir yere sahiptir. Genellikle su kenarlarında yaşarlar. Kayalıklarda yaşamayı severler. Çünkü kayalıklar onları tehlikelerden korur.
Kelaynaklar danaburnu, kımıl, çekirge gibi hayvanlarla beslenir. Tek eşli olmaları nedeniyle üremeleri çok yavaştır. Ayrıca 5 yaşına gelmeden eş olamıyorlar. Cinsiyet ayrımları da kolay değildir. Kan testleriyle bu ayrım yapılıyor. Kelaynaklar nesli tükenme tehlikesi altında olduğu için göç etmelerine izin verilmez.
Kelaynaklar olmasaydı dünyadaki besin zinciri bozulurdu. Bu durumda yaşadığımız doğanın dengesi bozulurdu. Besin zinciri bozulduğu için başka canlıların da besin zincirinin bozulmasına neden olur. Hatta başka canlıların da tükenmesine neden olur. İnsanların bile nesli tükenebilir.
Kelaynakların neslinin tükenmekte olmasının nedenlerinden biri avcılık ve beslenme sahalarının azalmasıdır. Çekirge istilaları için yapılan ilaçlama sonucu bu canlılar yok olmaya başlamıştır, kalanların ise uzun süre yumurta yapamaması söz konusu olmuştur.
