İçeriğe geç

Üniversitede Başarılı Olmanın Yolları?

    Üniversite zamanı yapılacak çok şeyin olduğu bir zamandır. İşte böyle bir zamanda yapılacak bir sürü şeyin arasında kaybolmak kişiyi derslerde başarısızlığa götürür. Başarısızlıkta her zaman kötü deneyim ile sonuçlanır ve kişinin öz güvenin yok eder. Bu sebeple üniversitede geçirdiğiniz zaman dilimini en iyi nasıl değerlendirebilmeniz, sınıfta başarıya ulaşabilmeniz, ve derslerden en iyi deneyimini alabilmeniz için tüyolardan bahsedeceğiz. İnşallah bu yazıyı okuyup bitirdikten sonra üniversite hayatınızda daha iyi bir başarı deneyimi yakalar ve üniversitede nasıl başarılı olunur sorusuna tatmin edici bir cevap alabilirsiniz.

    Kendinize bir hedef belirlediyseniz o zaman üniversiteye gitmek ve dersleri dinlemek eğlenceli olacaktır. Bunun için öncelikle işe bir hedef belirlemekle başlayacağız. Çünkü hedef olmadan başarıya ulaşmayı beklememelisiniz.

    Hedef belirme adımını başarılı bir şekilde tamamladıysanız eğer o zaman sınıfa gitmek ile üniversite hayatımıza giriş yapabiliriz. Her şeyden önemlisi sınıfa gitmek ve derslere katılmaktır. Üniversitede başarılı olmak istiyorsanız sınıfa gitmeyi ve derslere katılmayı bir kere kafaya koymalı ve her zaman birinci planda tutmalısınız.

    Bazı derslerde kendinize güvenebilirsiniz ama bu güven düşüncesi sizi derslere gitmekten alıkoymasın. En baştan derslere katılmak demek ya yeni bir şey öğrenmek ya da bilinen konuları tekrar edip pekiştirmektir. Her iki durumda da en üst düzeyde fayda vardır.

    Ayrıca devamsızlığın olmaması üniversite puanlarınızda da olumlu yönde etki sağlamaktadır. Bazı profesörler öğrencinin derslere gelip gelmediğini de göz önünde bulundurarak puan takviyesi veya azaltması uygulamaktadır. Bu sebeple çok büyük bir sorun olmadıkça derslerden geri kalmamalıyız. Hem sürekli derslere katılmak arkadaşlarınız ve öğretmenleriniz ile de olumlu izlenim bırakacaktır.

    Eğer derslere gitmek için teşvik arıyorsanız ders maliyetinizi hesaplayın 🙂 Yıllık ne kadar para veriyorsanız onu ders saatlerinize bölün ve bir dersin ne kadar maliyete geldiğini araştırın. Böylelikle bir dersin ücretini sürekli göz önünde bulundurarak kendinize bir teşvik metodu oluşturabilirsiniz. Böylelikle derse gitmeyince kaç paranın ateşe gideceğini anlarsın ve kendine şu soruyu sorarsın, ben bu parayı ateşe atmak istiyor muyum?

    Üniversitede Nasıl Başarılı Olunur #2 Not Almayı Öğrenin

    Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem ilmi yazmak suretiyle kaydediniz, buyurmaktadır. Bununla beraber mübarek ağzından dökülen ayetleri, kudsi hadisleri ve hadisi şerifleri yazdırtmıştır. Çünkü peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem yine başka bir hadisinde ise ilmin afeti unutmaktır buyurarak her ne kadar ezber yapmaya önem verse de yazmayı birinci planda tutmuş ve unutmanın ilmin afeti olduğunu vurgulamıştır.

    Hafızanız aslında sandığınız kadar iyi olmayabilir. Büyük ihtimalle derslerinizin dışında aklınıza giren ve beyninizi dolduran bir çok şey olacaktır. Bu sebeple iyi bir şekilde notlar almak hayat kurtarır. Ayrıca not almayı alışkanlık haline getirmeniz sizi derslerde daha aktif bir konuma getirecek ve tartışmalarda sürekli ön planda olmanızı sağlayacaktır.

    Özellikle tarih, coğrafya ve biyoloji gibi mantık üzerine olan dersler not almanın zirvesini gerektirir. Örneğin tarih konularında not almayı düşünmüyorsanız başarısızlığı baştan kabullenmişiniz demektir.

    Eğer not alırken dersleri kaçırıyorsanız veya hızlı bir şekilde yazdıklarınızı sonradan okumakta güçlük çekiyorsanız ses kaydı almak için profesörünüzle konuşmayı deneyebilirsiniz. Ses kayıtlarınızı ders sonunda evde rahat bir kafayla temiz bir kağıda geçirebilir ve notlarınızı bir düzen içinde tutabilirsiniz..

    Derslere Katılım Önemlidir

    Derslere mümkün mertebe katılmalısınız. Öğretim görevlinize sorular sorabilir veya onun sorduğu sorulara cevap verebilirsiniz. Derslerde aktifliğinizi korumak size dersi anlamınızı daha çok kolaylaştıracaktır. Eğer derslerde sessiz sakin bir kişilik sürdürüyorsanız bundan vazgeçin veya başarısızlığı kabul edin 🙂

    Derslerde nasıl başarılı olacağınızı bilmiyorsanız ön sıralara oturmakla başlayabilirsiniz. Ön sıralar sizi derse daha yakın hissettirecek ve derse olan ilginizi koruyup odağınızın bozulmasını önleyecektir. Ayrıca profesörünüzün sizi görmesi ve sizinle iletişime geçmesi ön sıralarda daha ihtimal dahilindedir.

    Başarı ve Zaman İlişkisi

    Şunda bir anlaşalım ben dersi derste anlıyorum ve çalışmaya ihtiyaç duymuyorum gibi çocukça algıyı kırın. Böyle bir şey üniversite ortamında yoktur. Çünkü üniversite ortamında her zaman yüksek düzeyde bilgi aktarımı olur ve bunlar not almayı, tekrar etmeyi ve daha sonra çalışmak için zaman ayırmayı gerektirir.

    Eğer üniversite ders ortamından çıktıktan sonra kendinize çalışmak için zaman ayırmayı düşünmüyorsanız başarı gibi güzel bir kelimeden bahsetmeyin. Çünkü başarı zamanında zamanını iyi değerlendirenlerin sahip olduğu bir kavramdır.

    Başarı ve zaman ilişkisi her zaman birbirinden ayrılmaz bir parça olarak görülebilir. Çünkü ne kadar zaman o kadar başarı demektir. Zaman yatırımsa başarı onun getirisidir. Yani zamanınızla ekim yaparsınız başarı da sizin hasadınız olur.

    Öncelikli kuralımız okulda geçirdiğiniz sürenin iki katı kadar çalışmaktır. Bu üniversitede başarılı olmanın yolları arasında altın bir kuraldır. Üniversite derslerinizi güzel bir şekilde haftaya bölerek sürekli çalışmayı adet edinmelisiniz. İlk gün çok çalışıp haftanın diğer günleri çalışmamak veya haftanın son günü bir anda çalışmaya çalışmak yapılan en büyük yanlışlar arasındadır.

    Erteleme Tuzağına Düşmeyin

    Erteleme bir hastalıktır. Erkenden dersleri bitirmenin hiç bir zararı yoktur ama geç bitirmenin zararı çoktur basit bir mantık. Ders çalışmak için kişinin psikolojik durumu iyi olmalı yani kafası rahat olmalı. Dersin dışında yapacağınız şeyler içinse mesela film izlemek, oyun oynamak, uyumak, gezmek, alışveriş yapmak vs. için kafanızın rahat olması gerekmez.

    Bu basit denklem zamanınız varken kafanızın rahat olduğunu zamanınız yokken ise sürekli stres halinde olacağınızı anlamak içindir. Tartışmaya açık olmayan değişmez bir gerçek vardır ki o da zamanınız daraldıysa ve dersinizi bitirmediyseniz baskı hissedersiniz.

    Bunun için ilk oyun oynayıp ders çalışmak yerine ilk ders çalışıp yapmanız gerekenleri bitirip sonra oyun oynamanız daha doğru olacaktır. Hem dersleri bitirdiğinizde oyun oynamak bile daha eğlenceli ve rahat olacaktır.

    O zaman buradan anlaşılması gereken basit denklem neymiş: zamanınız varken derslerinizi yapmanız rahat olur sonra kalan zamanınızda da rahat rahat takılırsınız. (Rahatlık=Rahatlık)

    Eğer zamanınız varken oyun oynarsanız içinizde bir yerlerde küçükte olsa sıkıntı olur çünkü yapılacak dersler vardır. Sonra zamanınız iyice azaldığında ders yapmaya başlayınca sıkıntı içinde rahat bir şekilde derslerinizi yüksek performansla yapmazsınız. (Sıkıntı=Sıkıntı)

    Peki sen bu iki durumdan hangisini tercih edersin?

    Eğitmenle İletişim Kurmak

    Profesörünüz hiçbir öğrencisinin başarısız olmasını istemez bu sebeple onunla ders içinde veya dışında iletişime geçmekten korkmayın. Derste anlamadığınız yerleri sorun ve ders dışında ne gibi materyal kullanmanız gerektiği hakkında öneriler alın.

    Bir derste nasıl başarılı olunur en iyi o dersi anlatan bilir. Bu sebeple her dersi, onu anlatan hocasına sorarak nasıl çalışılması gerektiği hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.

    Hatta belki hocanızın sizin hakkında gözlemlediği şeyler vardır bunları öğrenmenin en iyi yolu da onunla özel olarak konuşmak veya ofisini vs. ziyaret etmektir. Böylelikle güçlü ve zayıf yönlerinizi öğrenebilir ve iyi bir geri bildirimle üniversite hayatınızda daha başarılı olmak için yılların verdiği tecrübeler eşliğinde tüyolar alabilirsiniz.

    Eğitmen ile iletişime geçmek için erken davranmalısınız. Yani mesela sınavdan bir gün önce hocanız ile konuşmanız doğrultusunda pek sizi takan biriyle karşılaşamayabilirsiniz. Fakat ilk zamanlarda iletişime geçmeniz hocanızdan güzel talimatları almanızı sağlayabilir. Böylelikle sınava kadar ara ara tekrar tekrar konuşarak talimatları nasıl yerine getirdiğinizin raporunu sunabilir ve onun talimatları doğrultusunda çalışma stilinizi her geçen zaman geliştirebilirsiniz.

    Kendinden Emin Olmak + Özgüven = Başarı

    Bir öğrencinin başarısı kendisine ne kadar güvendiği ile eşdeğerdir. Eğer kendinize güvenmiyorsanız ve kalbiniz mutmain değilse demek ki yeterince çalışmadınız. Bu anlaşılması kolay basit bir denklemdir. Yeteri kadar çalışan kişi kendinden emin olur ve sürekli pozitif bir karakter ile okul hayatını sürdürür. Yeteri kadar çalışmayan ise özgüvenin kaybeder ve okul hayatı hep keşke tarzı başarıya ulaşan insanların ilgilenmediği kelimelerle geçer.

    Kendinden emin olmak ve özgüven konusuna farkı bir bakış ise şöyledir: Sınıfta tartışmalara katılmaktan korkmak, kendisine soru sorulmamasını temenni etmek ve fikirleri paylaşmaktan geri durmaktır.

    Eğer böyle bir tutum içindeyseniz bunun nedeni iki şey olabilir birincisi yine yeterince çalışmamış olmak. İkincisi karakteristik özellik olabilir. Birincisinin çözümü malum, ikincisi için ise kişisel gelişim kitapları okuyabilirsiniz.

    İlgili Yazılar